Tabii ki zaman içinde, gelişen insan zekâsı, yeni durumun ilişkin süreçlerini de yavaş yavaş kavrar olup, sistemleştirir olacaktır. İnsan zekâsı işi, çeşitli noktalardaki girişmelerin sosyal ve toplumsal, determinizmleri ve zorunlu algılatmaları ile durumun soyutluğunu, ortaya koymuşturlar. Böylelikle sosyal birliğin gücü yerine, yepyeni halk zekâ gücüyle (sosyal zekâ güçle) toplumsal zekâ gücünü ortaya koydu.
Sosyal güç dikensiz gül bahçesidir. Karşıt söylemleri olmayan, bir etnikçi tekillik içinde olmanın anlama ve anlatım, söyleyiş, işleyiş düzey ve düzlemidir. Halk ise toplumların ittifakları yolu ile ortaya çıkmıştır. Çeşitli etnik grup birliklerin karışım birlikleri ya da yan yananlıklarıdır. Zıtlıkların çatışması ve yeni fikirlerin oluşturması müsamaha geliştirmesi, halkın oluşmasıyla vardır. Yani halk içinde artık gülün dikeni vardır.
Her bir zekâ işleyişi kendi alanında, bu kavramları önce çok basit ilgilemelerle sosyalleştirmiştir (imanlaştırmıştır) . Başlarda Sosyal olan da, toplumsal olanmış gibi algılanmıştır. Bu mana da bakınca sosyal yapı ve halk; toplumun psikolojik yanıdır. Ve psikolojik tedbirlerle çok ilgilidirler.
Temel gereksinimlerin insanlar arasındaki sağlanış yükümlüleşmeleri, toplumsal olgularla kendisini iyice dayatmıştır. Üretim mallarındaki sağlanışların kendi içindeki üretimsel olan bir dizi iş paylaşımı organizesi gibi yardımlaşma ilişkileri vardır. Bir de farklı gruplarca üretilmiş olan, farklı üretim nesnelerinin birbiri ile değiştirilmesi (takas) ilişkisi vardır. Bunlar üretim ilişkileri içindeki kesikli, sürekli ilişkin süreçlerdir
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta