Özlemiştim… Düşümde hasret giderdim seninle.
Bir martı kanadında geçtim köprüden, Anadolu’dan Avrupa’ya.
Boğaz yolunda Sarıyer’in börekçisi ağırladı kahvaltılarda.
Gezdim dolaştım; Emirgan’ı, Tarabya’yı, Telli Baba’yı.
Rumeli Kavağı’nda;
Bir duble rakı, balık ve roka eşlik etti, akşam gezmelerime.
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Sizin gözlerinizle güzel istanbulu bir kez daha doya doya gezdik.Güzel bir yorum.şehirler sultanı için yakışmış.Kalemine saglık.Kutluyorum.Selam ve saygılarımla.
Gözlerimi kapadım İstanbulu düşündüm şiirinizde.... gerçekten gecesi başka, gündüzü bir başka güzel...
Eşsiz bir manzarada bir kahvaltıyla başladım okumaya, tüm güzelliğiyle boğaz da bir yemekle son veriyorum sözlerime.
Çok güzel anlatmışsınız çok....
şımarmakta haklısınız :))
Sevgi ve saygılarımla.
Şehri İstanbul'a ne yazılsa aynı bir yare yazılan şiir ve yazılar gibi kifayetsiz kalıyor.
Bu güzel şiirlerden mi acaba boğazın suları bu kadar çok ihtişamlı duruyor.
Yoksa muştulu bir şehir olmasandan dolayı mı ?
Beğenerek okudum .
saygı ve sevgilerimle...
Kaldırım ( sword) diğer bir tabirle..
sizin şiirleriniz bu sitede yayınlanmasına daha çok sevindim..
Tekrara saygı ve sevgilerimle..
SAĞLICAKLA KALIN...
Güzel bir şiir okudum. Yüreğinize sağlık. Yarışmada başarılar. Sevgiyle kalın
Sn.Gürsel...
'Şımarmakta haklısın!
Be güzeller güzeli…
SEN İSTANBUL’SUN…'
Kesinlikle haklısınız..
Çok teşekkürler
Saygılar,sevgiler
Ah İstanbul nasıl anlatsam seni,
Gündüz başka gece başka güzelsin.
Nasıl uyanmasam bu düşten nasıl?
çok hoş kutlarım kaleminizi saygılarımla...
Bu şiir ile ilgili 6 tane yorum bulunmakta