İşlemiştim kalbe hep nakış nakış
Yıldırım misâli neydi o yakış ?
Sen’den beklediğim bir mutlu bakış
,,,Boşa geçen ömrün hayına düştüm
,,,Çığlık yükseliyor şimdi bağrımdan
Hani nerde huzur nerede barış ?
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Yeniden baştan başladığımız yere geldik.
Ben pencereme geri döndüm,sen ait olduğun hayatına.
Zaten hiç birbirimizin olamamıştık biz.
Ya bir şeyler eksikti ya da bir kişi fazla.
Ya sen gidecektin ya ben.
Ben yapamadım sense düşünmedin bile.
Çekip gittin.Ben öylece baktım ardından.
Söz söylemeye ne hacet,bir hoşçakal bile demedin.
Desen de bir şey fark etmezdi gerçi.
Sen ne kadar uzaklaşsan ben o kadar seviyordum.
Senden önce senden sonra diye bir şey olmaz,
belki ama emin olabilirsin ki senden önceki benle
senden sonraki ben arasında dağlar kadar fark olacak.
Çünkü açtığın yarayı kimse kapatamayacak.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta