Prenses?
Kalbimi kırdın ama prenses.
Kendini yüksek mahkeme zannedenlerin yanından gelmişsin, prenses.
Bu kadar yozlaşma nasıl olur?
Aklım almıyor!
Bir insan hayatı,
nasıl bu kadar basit gösterilebilir.
Gerçi sorgulamak anlamsız, yapanlar atonalse.
Zaten hiçbir işim rast gitmez.
Gittiğinde de yukarıdan izlerim herhalde.
Ama yok tahammülüm,
ne eşitsizliğe ne de çifte standarta.
Çok yakında yıkımı getireceğim,
bakalım onu da basitleştirecebilecek misiniz?
Deneyin, ne olacakmış o da insanoğluysa
sizin nefretinizde hasetinizde kendinize.
Önce doğan güneşin altından ben çıkacağım.
Sonra yolu dostlarıma açacağım.
Herşey yoluna girdiğinde,
kapı deliğine sıkışmış bir not olacağım.
Beni ne duyucaksınız, ne görüceksiniz
ne de bileceksiniz.
Evren bütün eylemlerimi silecek.
Ayrıştırıcılar ruhumu ayrıştıracak.
Ama bileceksiniz.
Hayat sanıldığı kadar karmaşık değil aslında.
Aslında çok basit.
Ya ölü adamın göğsündeki 15 kişiden biri olursunuz.
Ya da poker de elinize "ölü adamın eli" gelir.
İki türlü de kaybedersiniz.
Kayıt Tarihi : 25.2.2024 23:14:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!