Ey günaha dalan kul... Uyan derin "uykudan",
Haberin var mı söyle... O korkunç, kör "kuyudan"?
Sanma ki bu ten rahat... İpek döşekte "kalır",
Gün gelir o narin... Bedeni ateş "alır".
Ayette buyurdu Hak... Dinle, aklın "şaşmasın",
Mizan terazisinde... Kimse haddi "aşmasın".
Yandıkça o deriler... Kavrulup da "soyulur",
Azabı tatmak için... Yerine ten "koyulur".
"Tadın azabı!" emri... Arşa değer "sertleşir",
Acı hiç hafiflemez... Ateş tenle "dertleşir".
Çığlıklar fayda vermez... Kimse duymaz o "sesi",
Daralır, tıkanır da... Alamazsın "nefesi".
Susuzluktan kavrulup... "Su!" diye inlersin,
Orada pınar yoktur... Bunu böyle "bilesin"!
Sunulur susuzlara... Kaynar sudan bir "Hamîm",
İçtiğin an kavrulur... Bu ne "azâb-ı elîm"!
Yüzüne yaklaştırsan... Etin dökülür "tasta",
Bu şerbet şifa değil... Eder insanı "hasta".
Serinlik ne mümkündür... İçeceğin "Gassak"tır,
Kaçış yok bu zindandan... Herkes orda "tutsak"tır.
Acıktım diyeceksin... Gelecek önüne "Zakkum",
Zehirli dikenlerdir... Yiyen ebedi "mahkum".
Maden erir karnında... Fokur fokur "kaynarken",
Alevler dans eyleyip... Etrafında "oynarken".
Boğazda düğümlenir... Ne yutulur ne "çıkar",
O dikenli lokmalar... Ciğerlerini "yıkar".
Giyindiğin elbise... Ateşten "biçilmiştir",
Üstüne o erimiş... Katranlar "seçilmiştir".
Demirden topuzlarla... Vurulur o "başlara",
Feryadın yankılanır... Çarpar kara "taşlara".
Her darbede o kafa... Paramparça "dağılır",
Tekrar bütünlenir de... Yine yere "yığılır".
Boynunda zincirlerle... Sürüklenirsin "yerde",
Açılmaz o kapılar... Yoktur ışıktan "perde".
Kaçmak istersin ordan... Her yanın demir "duvar",
Dışarı çıkmak yasak... İçeride "Gayya" var!
Cehennem öfkesinden... Çatlayacak "gibidir",
Sesi gök gürlemesi... Korkunun "dibi"dir.
Ölümü istersin hep... "Ya Malik canımı al!"
Cevap gelir o anda... "Burada ebedi kal!"
Ölüm de öldü artık... Kurtuluş yok bu "yardan",
Nasibini almışsın... Sönmeyen o "Nâr"dan.
Ey nefsi azgın yolcu... Titre ve "kendine gel",
Hâlâ vakit var iken... Tövbe eyle, "Rabb'e gel".
Bu azap masal değil... Vaadidir o "Kahhar"ın,
Bugün günahta gülen... Ağlayacak o "yarın".
Yol yakınken dön geri... Secde et, yaş dök "yere",
Düşme kendi elinle... O ebedi "makbere"!
Ali Yahya Değirmenci
Kayıt Tarihi : 7.1.2026 13:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!