Karabasan olup,çöktü üstüme
Çığ düştü geceme,bindi bu gece.
Bölündü yarıdan,sıfır üçlerde
Kar yağdı düşüme,dondu bu gece.
Sevda cephesinin nazlı hancısı
Hasret denizimin,yürek acısı
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Düşünüze kar da yağsa çığ da düşse sıcacık bir yürekle yazılan sitem dolu harika bir şiir okuduk üstad...Kaleminiz daim olsun..Saygılar..
Düşlerime
Yeni doğan güneş gibi
Cama düşen yağmur gibi
Beyaz bir bulut gibi
Yalnız sen gir düşlerime
Yürekteki derin hisler
Hisleri sevgiler besler
İnmesin sevdaya sisler
Yalnız sen bak düşlerime
Ruhunda bir can olsaydım
Damarında kan olsaydım
Yüreğinde tek kalsaydım
Yalnız sen ol düşlerime
Ah o geceler varya... daha ne deyim. Şahane olmuş, tebrikler. Saygılarımla
Karabasan olup,çöktü üstüme
Çığ düştü geceme,bindi bu gece.
Bölündü yarıdan,sıfır üçlerde
Kar yağdı düşüme,dondu bu gece.
Sevda cephesinin nazlı hancısı
Hasret denizimin,yürek yangısı
Yakar canevimi,vuslat sancısı
Yaralı gönlüme sindi bu gece.
Alaycı bakışla gel ediyordu
Hoyratça gülüşle del'ediyordu
Vazgeç bu sevdadan,kaybol diyordu
Kor indi sineme,yandı bu gece...
Sevgili hocam gönlündeki duygular coştukça coşmuş yüreğimizin yanmadığı gecemi var nükteleri öyle vurmuşsunki okuyunca can közde cız ediyor yüreğimiz yansada bu sevdadan dönüş yok o sevdalı yüreğe kurban olurum iyiki varsınız koy yollarımıza kar yağsın allahın karı mevsimi geldimi eriyor ama cehalet karı yağmasın çünkü onun mevsimi yok kalemine yüreğine sağlık enderin kalbi sevgilerimle saygı ve hürmetlerimi sunarım selamlar
Tuncay Akdeniz
Sevda cephesinin nazlı hancısı
Hasret denizimin,yürek yangısı
Yakar canevimi,vuslat sancısı
Yaralı gönlüme sindi bu gece.
Şair'im düşlerimize kar yağsın, yarınlarımıza, umutlarımıza ve yollarımıza yağmasın. Daha yapacak çok işimiz var.. elinize yüreğinize sağlık.
Hayatın karabasan rolü hiç sırtımızdan inmediki Gardaşım teşekkür güzel olmuş..TTK
Ah be hocam sen hep bana toparla kendini diyorsun ama böyle şiir yazmaya devam edersen o günler hiçte yakın değil içime işledi hasret denen kahpe düşünce rüyalarımda görme hayali ile inadına, inadına yaşıyorum ben her geceyi büyük bir heves ile... Saygı sevgi ve muhabbetim ile... Şu mısraları yazan gönlünden ve ellerinden öptüm abim...
Sayıklarken ismin bin bir heceden
Bölündü düşlerim yarı geceden
Yağmakta serime karlar yüceden
Çırpındı yüreğim dondu bu gece
Yüreğine sağlık üstadım.Bu dörtlüğü kabul buyurur musunuz.
Sevda cephesinin nazlı hancısı
Hasret denizimin,yürek yangısı
Yakar canevimi,vuslat sancısı
Yaralı gönlüme sindi bu gece.
Reisim Yüreğine sağlık.Tebrikler.Saygılar selamlar.
Tebrikler şiire...Sevgiler
Bu şiir ile ilgili 12 tane yorum bulunmakta