suskundu gece
suskundu ay,
düşümden düştüm de uyandım
dinledim o çıldırtan sessizliği saatlerce...
düşsüzlüğüm yine dert gönlüme
yüreğimde büyüttüğüm sevda ayrı bir dert!
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Çok...çok güzeldi.
Albatros Antolojisindedir.
okudum tekrar okudum
ve
sustum!
Kalemin ustalığı şairin şiirle oynaması bu olsa gerek. Şiirde hiç bir kaygı yok ve altınıza bir kızak bağlıyor şair çaktırmadan kızağı çeken kurtlar siz kayıp gidiyorsunuz şiirin içinde sonra diyorki geldik inebilirsiniz ama siz yerinizden halinizden memnunsunuz inme niyetinde değlsiiniz. Şiir tek kelime ile 'harikulade' yüreğinizin ellerinden öperim üstadım saygılarımla antoloji ve tam puan...
GÜÇLÜ BİR KALEMDEN USTACA MISRALAR, DÖKE,SAÇA GİDİYOR ARDINA BAKA,BAKA.
HOŞ BİR ŞİİR OKUDUM, GÖNLÜNÜZE GÜLÜMSÜYORUM.VAROLUN.
SAYGILARIMLA.
' Şair; Bu fani dünyaya sürgün edilmis olup özlemini cektigi yüce almelere ucmak icin durmaksizin cirpinan, fakat ucmasina kanatlarinin büyüklügü engel olan bir yaratiktir! ' (Sarl Bodler)
bu sözlerin icinde iyiliksever insan Dr.Ufuk Bayraktar,i görebiliyorum...
sevgilerimle
Pusma Susma ,al yüreğini eline ,düş sokaklara ,sokaklar düş aşk sokaklar ele ele
ve yıldızlarda bak ara sıra al yarinin başını omuzuna dal hayallere ,bak gör yüreğinde büyüttüğün sevda ayrı bir dert! olmayacak
sevgiyle kal Ufuk Arkadaş harika dizelerdi
Güzel bir çalışma..Tebrikler..
yol aldım, yolunu bulamadığım sevdalara
yoruldum
yoruldum da dinlenemedim bir daha
kayboldum yitik sevdaların kuytularında
pustum.
boğazımda bir düş palazı;
düşsel bir sevdanın ilan-ı aşk dizeleri veryansında;
sustum!
çok çok güzeldi....yüreğinize sağlık....saygılar
'yüreğim dile geldi sonra bir vakit
ben sustum, o söyledi
ben sustum, o söyledi...
dinledim o çıldırtan sesi saatlerce... '
Yüreğin dile geldiği vakit. kıldan ince köprüdür yar. kıldan ince...
Düşünüzde dizeler sarılıyorken dizelere.. böylesi güzel bir şiire gebe kalmış saatler
ve şiirin ilk ışıklarıyla sarıp sarmalıyor okurunu
TEBRİKLER
'suskundu gece
suskundu ay,
düşümden düştüm de uyandım
dinledim o çıldırtan sessizliği saatlerce... '
SÖZCÜKLERLE SARMAŞ DOLAŞ..
İMGELERLE İÇ İÇE..
OKURKEN DÜŞÜNDÜREN
DÜŞÜNÜRKEN TEKRAR TEKRAR OKUTAN DİZELER...
KUTLAMAK DÜŞÜYOR BANA SADECE
Bu şiir ile ilgili 13 tane yorum bulunmakta