Yokluğumun ortasındaki o büyük izsin,
Sandığında sakladığın yemeni gibi
Bana armağan ettiğin kitabı açınca
Dökülen kurumuş gül yaprağı anılar!
Bir krater gölünün yüzeyine damlayan
Zamansız yağan yağmurların eziyeti gibisin
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bir krater gölünün yüzeyine damlayan
Zamansız yağan yağmurların eziyeti gibisin
Aklına gelir miydi hiç? Ayrı yollarda yürüyeceğimiz
Arkamdan ağlayan yaralı yüreğimiz
------ Bir ayrılık dili ile sevginin hesaplaşması gibi her daim aşk kazanır o hiç kaybetmez uzaktan sevilse bile . hocam şiirinizi kutlarım harikaydı .
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta