Memurluk yapmış onca yıl
Baba olmuş koca olmuş
Ev geçindirmiş
Araba biriktirmiş
Ailecek görüştüğü dostları olmuş-gereğince
Mülayim çizgisini kalınlaştırmış gide gele
İşten eve, evden işe
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Sevgili Murat Yolyapan,
şiiri okumayı tamamladığımda üzerime soğuk bir küfür yediğimi hissettim;yani 'İşte sen de yetmişlerine vardığında böyle düşünecek bir insansın.' der gibiydi.Ama şiirdeki adamdan farkım, henüz yaşayıp yetmişine gelmeden korkusuzca ve hissederek hayatımı sürdürebilecek fırsatım olması.Körebe oyununda hiçbir kişiyi bulamasa bile aslında kazanan ebedir.Gözleri bağlıdır,aradığını kendi dünyasında arar.Diğerlerinin kaçtığı deliklere girmez.Çünkü rolü gereği güçlüdür,kendi çizdiği yol kadar hibir şey aydınlık değildir... Bence şiirinizdeki adam ebeyken sıkılmış,korkmuş ve hayatını deliklerin sıcak güvenliğinde sürdürmeyi seçmiş.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta