Atlarını çaldılar köyümüzün,
O atlar ki toprakları sökmüyor artık.
Her öğle üzeri üstümüze ağan bulutlar,
Gözyaşlarını dökmüyor artık.
Her dalda çiçek açtı bin telaş,
O güzelim yılları,
Hasretle aramaya kalksam,
Saf gümüş saçlarımı
Uzanıp taramaya kalksam;
Aklıma aynalar gelir.
Benimle ne işin var ey ben,
Bir ben bile kalmadım benim yanımda.
Yüzüm yüzsüzlere inat,
Yüreğine doğru eğiliyor azimle,
Başyardımcım oluyor sebat.
Budur gerçek fazilet,
Bağışlayıcı ol hep!
Merhemdir bil merhamet,
Bağışlayıcı ol hep!
Öfkelenen nardadır,
Erdemli görüşler güller açtırırken yüzlerde,
Denizlerin dalgalanmasını bile gölgede bırakır gülen gözler.
Gönüllerdeki kördüğümleri çözer,
Göklere doğru kanatlanırken,
Gümüş kanatlı güngörmüş kuşlar.
Geldiler birer birer,
Ördeklerin göle konduğu gibi
Kendilerinden emindiler.
Güldüler,
Konuştular,
Yüreklerini bölüştüler.
Ne kartaldır,
Ne kelebek.
Ne bir çöldür,
Ne de deniz.
Benim gönlüm bir dolunay,
Yaşar gider kimsesiz.
Duydukların bende değil,
Gördüğün şey ben değilim.
Bende de bir “ben” vardır fakat,
Ben sadece “ben” değilim.
Oyalanma boşuna,
Hemen karar versene.
Açıkken Hak kapısı,
Beklemeden girsene..
Ey ırmak,
Yakışmıyor sana,
Kıyılara bağırmak.
Aç kollarını,
Savur şeffaf sularını,
Bestesi olsun herkesin seni çağırmak.




-
Ali Kahveci
Tüm Yorumlarmerhaba hocam nasılsın nerelerdesin ???????????