İrfan meclisinde kendimi buldum,
Çok cahil kalmışım ilmim yetmedi.
Dört fidanı dikmiştim gönül bağıma,
Özü çürük çıktı, biri bitmedi.
İrfanlar meclisi ulu bir divan,
Cahile kul olmak sana yakışmaz,
Bin yıllık kültürün vardır özünde.
Beş bin yıl saz çalan halk ozanların,
Her manâda tarih gizli sözünde.
Evreni var eder, doğayı yırtar.
Ürkek bakıp yüzümüze,
Sakın bizden korkma Hoca!
Güven bizim sözümüze,
Sakın bizden korkma Hoca!
Yurt severleri asmadık,
İlham kaynağın kim, söyle çekinme?
Söyle yüreğinden kim vurdu seni?
Ben çalı değilim, girmem araya
Söyle yüreğinden kim vurdu seni?
Sevgiye saygım var, hain değilem,
Geçti artık geçti ağıt günleri,
Yürü bre yiğit kavgamıza gel!
Ufuktan doğuyor zafer güneşi,
Yürü bre yiğit kavgamıza gel!
Ağlamakla acımazlar haline,
Meyil verme düzenbaza, huysuza
Elinde olanı üter de gider.
Gönlünü kaptırma böyle soysuza,
Ömrün yavaş yavaş biter de gider.
Bir anlık severler; hissiz, duygusuz,
Taze bir fidandım; yeşerdim bittim
Anamın rahmine diktiler beni.
Özgürce doğada boy vermiş iken,
Olanca gücüyle söktüler beni.
Ben bir hazineyim çek be elini…
Gönlümde tutuşan aşk çırasının,
Yanışını göremeyen sevdiğim!
Nasıl oldu fark etmedin halimi?
Lütfeyleyip soramayan sevdiğim!
Aşk ateşi yanar kor için için,
Evladım var diye boşa güvenme,
Mezarın taşını yazanın olmaz.
Kendi tabutunu kendin hazırla,
Olur ki kabrini kazanın olmaz.
Sanki kız yetirip, oğlan büyüttün
Dostluğuma ufak leke katmadım,
Neden inkâr edersin ki be dostum!
Arkadaşı kuru zevke satmadım,
Neden inkâr edersin ki be dostum!
Bir dostun cananı, canın olmalı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!