Ölümün tarifi varmıdır bilmem.
Zalimlere boyun eğmektir ölüm.
Hasrete, acıya, zulüme gülmem.
Gözlerden yaşları, sağmaktır ölüm.
Kötülük yapmazsan geçilir sırat.
Bu gün yarından Irak, dünde yakın yarına.
Aldığın o son bilet, yükünü taşıyacak.
Gördüğünüz son düşler, umutsuz efkarına.
Yazları bitirmeden, kışların başlayacak.
Ne şanın,ne şöhretin, yanında olmayacak.
Boşa eser bahar yeli.
Alıpta götürür beni.
Ruhuma çöken eceli.
Toprağa yatırır beni.
Yaşam yalan, ölüm gerçek.
Gönül ham hayaller, gerçek değil ki.
Tutuşup yanarsın, boşu boşuna.
Tüketme göz yaşı, dostta eğil ki.
Geçmişi anarsın, boşu boşuna.
Boşuna değilmiş, saçtaki aklar.
Mağrur olma gülüm, sonun bir nefes.
Şu yalan dünyada, ölüm var ölüm.
Yattığın karanlık, bir toprak kafes.
Şu yalan dünyada, ölüm var ölüm.
Böbürlenip durma, boşu boşuna.
Gönül çeşmesine, düşen her damla.
Bulut olur, yağmur olur, yaş olur.
Bir hayat uğruna yaşanan gamla.
Yürek olur, vijdan olur, taş olur.
Gönül sevdasına vermezse aman.
Gönderdiğim soluk resmi.
Saklasan kız ölürmüsün .
Kolyeye yazılan ismi.
Saklasan kız ölürmüsün.
Aşkın kokusunu gülde.
İnsana saygı beslersen.
Diken değil, gül olursun.
Sevgiye sırtı yaslarsan.
Zehir değil, bal olursun.
Garibe dönüp bakmazsan.
Beraber gidelim tut ellerimden.
Yıkılmadan önce sırat köprüsü.
Alda götür beni türkülerimden.
Canımı yakmadan gönlümün süsü.
Kim hain, kim çürük.
Ona bakın siz.
Kim Türkmen, kim yörük.
Ona bakın siz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!