Çal be çoban, kavalını.
Yaylalarda hüküm senin.
Kaval söylesin halını.
Yaylalarda hüküm senin.
Bakta açsın çiçeklerin.
Bu gece rüyamda gördüm dedemi.
Dedi ki buralar, toz duman çocuk.
Çekmeden kahırı kadehi demi.
Kulağın üstüne, yat aman çocuk.
Başa bela olan yerlere varma.
Doğuda kar var,batıda güneş.
Böyle güzel bahar gördün mü çocuk.
Islamdimda üşümedim,be kardeş.
Sen böyle bir sefa,sürdünmü çocuk.
Bir zamanlar benidim, koca dağı deviren.
Şimdi ise aşk ile, çekiyorum çok acı.
Aşkı yüreğe gömdüm, dertlerim yediveren.
Artık ben gidiyorum, kalamam burda hancı.
Aşkın değirmeninde, çileleri öğüttüm.
Demimi döküpte,aşk kadehine.
Damla damla doluyorum,çok şükür.
Yürekte yangını, edip bahane.
Nefes alıp soluyorum, çok şükür.
Kıvrım kıvrım yollarda.
Geçip gidiyor dağlar .
Gök yüzünde yıldızlar ,
Akıp gidiyor dağlar.
Karacalar, ceylanlar.
Ey güzel memleket, ey karlı dağlar.
Otlar bile sizde ayrı bitermiş.
Sisleri bol olan,ey narlı dağlar.
Sizde keklik bile ayrı ötermiş.
Eşkiyaya yurt olan.
Küstüm dağlara dağlara.
Besleyen hayın yılan.
Küstüm dağlara dağlara.
Çakal gibi uluyan.
Gülücük dağıtsam mutludur dersin.
Halbuki dumanlı dağlar gibiyim.
Umutsuz yollara bakıp gidersin.
Göz yaşım ırmakta çağlar gibiyim.
Gözlerim hüzünlü, yürek yaralı.
Ömür gider, yol incelir.
Geçit vermez, dağlarım oy.
Bahar biter, kışım gelir.
Erir yürek, yağlarım oy.
Hırsızlık çok, talanlar çok.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!