Aşkın sözüdür yüzün
Sürme, sürme sürülmüş kaşlarına,
Tel tel, ipek ipek saçlarına
Ve benim gönlüm
Diş diş, dilim dilim olmadan,
Ellerim değmesin saçlarına
Ney'im nefessiz sessiz kırık bir ney
Bir yanım da can parçam
Sol yanımda kırık olan da ney
Başım da duman tütmez
İçim de bu yanan da ney
Ney'im nefessiz sessiz kırık bir ney
Ölseydim ölseydim de bastığın toprak olsaydım
Doğsaydım yeniden sonra tekrar ölseydim
Gözlerime kara çalı çalıp aşkın en onulmazında ölseydim
Ey yar daralmış göğsüne bir NEFES ben olsaydım da ölseydim
Yüzüm el olmadan ellerinde yüzüm olsaydı da ölseydim
bir başka bakıyorsun,
bakışların başkalarından ayrı
o vakit, bambaşka biri oluyorum
her şeyden ayrı
sana sözsüz dilsiz konuşuyorum
lisanım lügattan ayrı
Fetih edilmeyi bekleyen bir balkon
Sırla çevrili surla çevrili bir balkon
Aşk yüklü dert yüklü dört gözlü balkon
Dört köşe sedirli kedili balkon...
Tarifi imkansız bir hale düştüm,
Kıvılcım alevlendi hara düştüm..
Yokluğun baş ucumda hep sonbahar,
Kurudum gazel oldum hara düştüm..
Güz günüydü doğdum ben
Solan yapraklara inat
Yeşeren düşlerle geldim ben
Aşk yaşındayım
Sevdim, sevdim, sevdim ben…
Terk etme
Doğup büyüdüğün toprak renkli renkli gözlerimi
Hüzün ekip hasret biçme gitme.
Kaybetme gözlerimden güneşimi
Soldurma ciğerimden aşk nefesimi gitme...
Olsun deme kapatma gönül pencereni
Her nefesin aşkı imdattır bana
Saçların dalga dalga imbattır bana
Gerek var mı hal ile lisana
Ahh o gözlerin hitaptır bana
Yar yüzü görmedi gözlerim
Biri seni Allah a emanet etmişse seni görmeden ölmez
Biri seni Allah a emanet etmişse kimse seni çalamaz
Bir insanın emanet edileceği en güvenli yer arşı aladır
Biri seni Allah a emanet etmişse eksiksiz ve bozulmadan bıraktığı gibi geri alır
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!