Şam İle Halep senindir bilir misin sevgilim...
Dokunası ellerinin, kırılası parmakların değdiği şehirler...
Babül’ ün Bahçeleri, Taç Mahal’ in havuzu...
Karun’un oturduğu koltuk, Musa’nın parçaladığı Kızıl Deniz....
Asmalı Köprülerden ırmaklara atılan tokatlar...
Kayalıklara pamuk ipliği atmış yosunlar...
Dinlendiği yerde bir damlanın...
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta