Afrika da çöl ortasında doğdum,
Yalın ayak, ayaklarım yanarak yürüdüm,
Büyüdüm, serpildim, çölde doğurdum,
Kulağıma halka küpeler taktım,
Kolumda tahta bilezikler.
Başımın üstünde taşıdım zamanı
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




'Afrika da çöl ortasında doğdum,
Yalın ayak, ayaklarım yanarak yürüdüm,
Büyüdüm, serpildim, çölde doğurdum...'
dizelerini okurken yüreğim kalktı. Mehmet Kara'nın 'Kadın olasım Geldi' şiirini anımsadım. Ama bir fark var arada. Kadınlarımız söylemeli bu sözü. Bulundukları rahat ortamda yaşamanın sonsuz kolaylığıyla mutlu olmalılar Afrikalı kadını düşündükçe...
Bütün bu duyguları yüreğinde taşıyıp, şiirinin okuruna yansıtmayı bilen sevgili Özyaycı, sizin şiirlerinizi okudukça, şair olasım geliyor benim de...
Hepimiz dünyalıyız ama kadın tüm dünyalıların anasıdır. Şiiriniz içerik bakımından çok güzel diyebileceğimiz türden bir şiir, tebrik ederim!
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta