Dünya Yaşanası Bir Yer Değil

Nazmi Öner
201

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Dünya Yaşanası Bir Yer Değil

DÜNYA YAŞANASI BİR YER DEĞİL

Bir kurumun arşivinde dün, bir resim gördüm
Badanası dökük, nemli bir duvara, ibret için asılmış
Aç, iskelete dönmüş, emekleyen bir çocuk gördüğüm
Çöpten bacakları, çırpı kolları var, başı yere eğilmiş
Durdum, düşündüm, utandım, irkildim, üzüldüm dün.

Gördüm ki bu dünya aşağılık, rezil
Bu dünya yaşanası bir yer değil.

Bir çocuk var, küçücük, simsiyah bir iskelet resimde
Birleşmiş Milletler Yemek Kampı’na ilerlemekte
Kamp bir kilometre, ama derman yok çocuğun dizlerinde
Bir iskelet çocuk ekmek kokusuna, zoraki emeklemekte
Ve arkasında bir akbaba, çocuğun ölmesini beklemekte.

İşte dünya böylesine aşağılık, böylesi rezil
Ve dünya yaşanası bir yer değil.

Kevin Carter bu resmi çekip, oradan hemen gitmiş
Bilen yok çocuğa ne olmuş, nasıl etmiş
Varabilmiş midir kampa, emekleye emekleye
Acaba akbaba onu, nereye kadar takip etmiş
Bilen yok bu savaşta kim yenmiş, kim yenilmiş.

Bu dünya bir iskelet, bir akbaba, bunu bil
Bu dünya yaşanası bir yer değil.

Bilinmese de akbaba mı, çocuk mu bu savaşın galibi
Fotoğrafçısına Pulitzer ödülü kazandırmış
Ama sanılmasın ki fotoğrafçıdır bu savaşın fatihi
Pulitzer fotoğrafçının vicdanını susturamamış
Kevin Carter çıldırmış, üç ay sonra intihar etmiş.

Bu dünya ya bir iskelet, ya bir akbaba
Yaşanası bir yer değil, Pulitzerler kazandırsa da.

Sorarsanız ben niçin gitmiştim, resmin bulunduğu odaya
İki evden sonra yeni bir ev daha almaya
Bir iskelet çocuk emekleye emekleye karnını doyurmaya
Gidecek güç bulamazken ve varken milyonlarcası daha
Düşünüyorum, onların akbabaları mıyız acaba?

Bu dünya’da insanlar ya bir iskelet, ya bir akbaba
Aşağılık rezil ve yaşanası bir yer değil bu dünya.

Kafam takılıp kaldı bu resmin buraya asılış nedenine
Açları doyurmak değil amaç, hırs ve açgözlülüğe sitem edilse de
Sanırım çalışanlar etkilensin de, fazla ücret istemesin diye
Biraz şükür, biraz tevekkül ediliyor tavsiye
Ve çıkarlar için kullanılıyor en acı dramlar bile.

Bu dünya da her şey çıkar her şey para
Yaşanası bir yer değil bu dünya.

Hani derler ya ölüm ensesinde
Akbaba öylece durmuş, bekliyor bir kaç adım gerisinde
Emekleyecek gücü kalmamış çocuğun, altı-yedi yaşında
O emekleye emekleye varmak için bir dilim ekmeğe
Ve bu uğurda koymuşken canını ortaya
İnsanlar insanlık için değil bir adım, emeklemiyor bile.

25.02.2005 Antalya

'Dünya Yaşanası Bir Yer Değil' den

Nazmi Öner
Kayıt Tarihi : 6.2.2007 08:52:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Bir emlak işi için Belediye binasının bodrumda bulunan arşive gitmiştim.Her tarafta dosya dolapları ve girişin hemen solunda bir masa, masanın arkasında bir görevli ve onun arkasında da binayı taşıyan kalın kolonlardan birisi.Görevliye evrakımı uzatıp isteğimi açıkladıktan sonra, kafamı kaldırıp karşıma bakınca, kolona iğreti tutturulmuş o fotoğrafla karsılaştım.Bir gazeteden fotokopi yöntemiyle elde edilmiş de olsa fotoğraf çok etkileyiciydi.Emekleyen iskelete dönmüş bir çocuk ve arkasında onun ölmesini bekleyen bir akbaba.Yazılarını okudum ve tekrar resme o denli dalmışımki görevlinin uyarısıyla kendime gelebildim. Aslında belki de hergün çevremizde pek çok insanlığımızı sorgulatacak cinsten acı olayla karşılaşsak da bunları kanıksadığımızdan çoğu zaman farkında bile olmayız.Ama bazan böyle bir tanesi bir şok etkisi yaratırsa, o zaman kendinizle, vicdanınızla yüzleşme, insanlığınızı yargılama gereği duyuyorsunuz. Belediyeden çıktıktan sonra da bu duygulardan kurtulamadım.Hafta sonu için yapmış olduğum Çıralı'ya gitme planımı hemen uygulamaya koyarak şehirden uzaklaşmaya karar verdim. Şehrin çıkışında kafamı zorlayan yüreğimde bir sıkıntı gibi dolaşan ilk mısraları yazdım.Sonra da Kemer'e varıncaya kadar üç kez arabayı sağa çekip, şiire yeni mısralar ekledim.Tekirova'da,Ulupınar'da da aynısını tekrarladım. Çıralı'ya varınca da, bahçede çalıştım, dolaştım, deniz kenarına indim, şoku atlatmaya çalıştım.Ama gece yatınca, gözlerimi kapatır kapatmaz yine resim beynimde belirmiş ve bir türlü gitmiyordu. Kalkıp yazdıklarımı düzenledim, yeni mısralar ekledim,derken gün doğarken bu şiir ortaya çıktı.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Mehmet Çoban
    Mehmet Çoban

    Ya dostum... Kendilerinden birinin başına bir şey geldiğinde dünyayı utanmadan ayağa kaldıranlar olduğu müddetçe emperyalistlerin dostları, bu resimler hep görülecektir.

    En kötüsü de ne biliyor musunuz?
    Maalesef bu sonuçları hep insanlık çağrıları yapanlar ortaya koyuyor.

    Özgürlükler ülkesi Amerika, Fransa,
    Medeniyetler diyarı Avrupa,

    Sömürerek dünyanı bu hale getirdiler.

    Fakat hala bizim içimizden batı hayranlığıyla gözleri kör, kulakları sağır, dilleri eğri büğrü insanlar var.

    Senin utandığın resimlerin yanına konacak resimlere eş değer.

    Birileri açlığın sefaleti
    Diğerleri insanlığın sefaleti olarak

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)

Nazmi Öner