Yavru sarayımda uyanıyorum. Elimde en pahalısından bir puro. Sakince manzarayı izliyorum. Dünyanın en dertsiz insanıyım ben.
Kâğıt ve kalemle başlıyor münakaşam. Ufaktan sokuluyorum bembeyaz sayfaya. Bir çırpıda lekeliyorum onu. Gözümü kırpmadan yırtıp atıyorum. Dünyanın en gözüpek namuslu ben.
Bir zaman sonra dışarıya çıkıyorum. Yanıma silahımı da alıyorum tabi. Canımı sıkan birini vurup dönüyorum. Dünyanın en delikanlı insanıyım ben.
Gözüme bir kitap ilişiyor. Uzun zamandır orada olan ve hiç dokunmadığım ince bir kitap. Yine dokunmuyorum. Öylece bakakalıyor o kitap. Dünyanın en bilgili insanıyım ben.
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta