Hayattayım, yaşamak ne güzel şey.-Ordu-
Bir kış daha yaşlanıyor,
Su toplayan ayaklarında İstanbul’un
Sırtında göçer konar kamburuyla.
Uzaklaşıyor ağır ağır.
Sağır, kuru bir kemanın iç çekişleri
Bütün gücüyle, bütün sevimliliğiyle
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Keşke tüm NAS,yaşarken ölmeyi bilselerdi...
Sizin dediğiniz tarzda değil tabii ki...saygılarımla.
Dünyanın yaşladığı, yaşamın yaşlandığı yerde kışlar yaşlansa ne ?
Ölen diriler mi/ yaşayan ölüler mi?
Çok felsefi...
Tebriklerimle Hemşehrim
Bir kış daha yaşlanıyor,
Bütün cazibesiyle, bütün ümitleriyle.
Sessiz bir film gibi sızıyor büyülü bahar.
İstanbul'un yeşeren şakaklarında.
Dünya, iki parçaya bölünüyor aniden.
Birinden ölüler yükseliyor,
Yalnız bir duvar gibi.
Diğerinden, yaşayan ölüler.
tebrikler ne güzel bir şiir
yüreğinize sağlık
ağır bir mana yükü mevcut,düşünmeye sevkediyor
akıcı bir üslup
güzel bir şiir
tebrikler
Dünya, iki parçaya bölünüyor aniden.
Birinden ölüler yükseliyor,
Yalnız bir duvar gibi.
Diğerinden, yaşayan ölüler.
Tebrikler şiire ve yazan yüreğe...
Sevgimle
Dünya paramparca be.
Paramparca sevgili can. Paylasmislar, bölüsmüsler.
Sevgilerimle kutluyorum...
İstanbul'un şakakları yeşerirken..
Her baharda..
Bizim şakaklarımız ağardı..
Bitirdiğimiz kışlarda..
Hep yaşadık sanırken..
Bazen yaşarken öldük..
Yaşam denen..
O incecik duvarda..
Çok teşekkürler..
Saygılar,sevgiler.
Kışı ve ayrılışını ne güzel anlatmışsınız, çevreyle insanlarla ilişkilerine kadar tabrikler
ne varsa ikiye bölünmüş bu dünyada, yarısı yaşam yarısı ölüm, yarısı kadın yarısı adam, yarısı bu dünya yarısı öbür dünya ortası hiç yok galiba....
Bu güzel şiiri bizimle paylaştığın için teşekkürler ablam..:)
saygı ve sevgiler..:)
HAZIR OLAN İÇİN NE FARKEDER İKİ PARÇALI DÜNYA. HATIRLATTIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM SUNA HANIM
Tebrikler...Bizim kisimiz yaslanmayacak malesef..
Hic bahar görmeyecek..
selamlarimi iletiyorum, saygilar efendim
Bu şiir ile ilgili 33 tane yorum bulunmakta