Geldik, yedik, içtik hem de kirlettik
Sanki kendimize fena benzettik!
Ağzı yok, dili yok, çaresiz dünya
Yaşadıklarımız âdeta rüya!
Yürüdük ve koştuk, bazen dinlendik
Güldük ve ağladık hatta inledik!
İstanbul bana hep seni hatırlatıyor.
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi
Devamını Oku
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi




İlk dörtlükte dünyaya "dünyanın ağzı dili yok ve çaresiz" diyorsunuz sonra ki dörtlüklerde ise ondan özür dileyip onun küfredenleri bile af ettiğini söylüyorsunuz? Bunlar sizce bariz tezatlar değil mi Seçil hanım?
Bizler dünyada yaptıklarımızdan dolayı dünyaya hesap vermeyeceğiz. Onun sahibi olan ve bize imtihan meydanı olarak yaratan Allah'a hesap vereceğiz. Dünyanın kızma ve affetme yetkisi yoktur. O sadece Rabbinin emrine ram olmuş bir kuldur. Bizler hesabımızı vereceğimiz o Yüce yaratıcıdan korkmalı ve ondan özür dilemeliyiz.
Hayırlı sınavlar.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta