Sarıp tüm benliğimi sıkıca kucaklardı
ilk gençlik yıllarımın acı-tatlı anıları,
Bazan sahte bir mutluluk abidesince
çok uzaklarda kalmış günlerden
bazan acılar katarlanır uçurumlu geçitlerden
ve her zaman yitik bir sevdanın
dayanılmaz acısı boğazımı sıkardı,
Düldül dağı eteğinde sevgilim kaldı!
Koşar adım, kanayan bir yolculuktu
düşe kalka yürüdüğümüz yaşam kavgası,
İnerdi çıplak beynimize her adım başı
on bin yıllık ilkel törelerin kırbacı,
Gönül feryadını dillendiremezdi
büyürdü beynimizde kat kat suskunluklar
ve yürekte hep hicran ateşi yanardı,
Düldül dağı eteğinde sevgilim kaldı!
Felek yol uğratmazdı yarin yurduna
sürünürdü sevgi dikenli yolunda ayrılıkların
olmaması gerekli pis-mağrur duygular eşliğinde,
Gelende gelene el verilmez
gel denende çağırana gidilmezdi,
Nedendir bir türlü bilinmez
ve düşünülüp ağız dolusu sövülmezdi
kahpe kel it tuzaklarına yollara döşenen,
Gönülde çaresizlik duygusu ömür boyu kanardı,
Düldül dağı eteğinde sevgilim kaldı!
Dil döndü, zaman değişti, beyin özgürleşti
tepelendi gün be gün yeri geldikçe
karanlık kutsallıkların kokuşmuş nefesleri,
İtilsede ayak altına mağrur kofluğun felsefeleri
geri döndürülemezdi geçip giden günler,
Ne denli kıvranılsa da yarin hayalinin ardından
bazan lanet okutsa da onca çekilen acılar
ve her zaman beyin hülyalara dalardı,
Düldül dağı eteğinde sevgilim kaldı!
22/10/13
Melbourne
Kayıt Tarihi : 21.10.2013 03:26:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Kaleminize sağlık sayın Mehmed Sarı...
TÜM YORUMLAR (5)