Duhan Keskin Şiirleri - Şair Duhan Keskin

Duhan Keskin

Bu gece tanrım bir fedakarlık yaptı, yıldızları parlattı.
Cilalı taştan yarım kalan bir
öykünün kurmacasındayım, tanrım hepimizi kendi gibi yalnız bıraktı.
Üç dört tanı konuldu fakat bu hiciv kaybetti ve müçbir kalındı.

Yıldızlı bir kent nesnesidir şimdilerde ruhum;

Devamını Oku
Duhan Keskin

Evren öylesine mor tıpkı yıpranmış göz altı torbaların gibi.sahi kaç gecedir uykularına yenik düştün ? Kaç zamandır kendini aradığın çıkmaz sokak,altı patlar silah kara kediyle baş ucumdasın. Ne oluyor öyle, neden bu kadar depresif moddasın.
Yakıştırdığın kırmızı adlı kadifiye sokaktasın ama ulusların terkettiği bir insanlık dramıdır bu, kasaba yalnızlık fısıldarken hemde. Altı üstüne denk sayılabilecek bir kışlanın önünde durduk işte.sayı sayamamakla ilgili bir sorunum var,kaç asker var ? Tanrım terketti şu dağları insan olmakla alakalı tereddüt içindeyim. Boşluklarca uzansam coğrafyayı dolduramam.seni barut kokan tarlalardan bu saatten sonra toplayamam. Savaş verdiğimiz zaman, işte o zaman algıyı yenersek belki tatile de gideriz.
Ama bir kaç hususta canını sıkıcam
Boğuluyorum, suda balık;boğuluyor.
Mevsim liyakatle kızgın dağlara kar yağdırıyor. Ben oturduğum coğrafyaya hakimim ve milenyum,milenyum piçiyim ki
Bu yüzyıla tehlike arzede bilir.

Devamını Oku
Duhan Keskin

Gürz içinde bir şehrin drama kokusu tadında bir savaş çığlıklarıyla irkildi gece
Ve bana gelişin bin bir hece

Savaşın baş gösterdiği saatler ardına saklanan dürziler,
Evet dürziler
Onlar da bir milletin sesi ve hayli yorgun gölgesi

Devamını Oku
Duhan Keskin

Yapboz oyuncaklar
Sessiz kuklalar ve kurşun askerler
Varoluşsal bir çemberin içinden tatlı sert geçişlerimiz ve biz
Paralel uzanan derinlikler üstüne piramitsel yapılar gaybın boşluğunda ben
Çeteleşmeyi içeren bi harbiye ve sömüren O
Basıma hazır gıcır banka banko banknotlar ve paraları paçasından dökülen SEN

Devamını Oku
Duhan Keskin

Sen ölü bir kadınsın, Verusya. Yaşamın dogmalarını doldurduğum bir çuval da.

Eksiliyorum, biliyor musun Verusya. Hem de tam manasıyla kesiklikler oluyor; topluma ayak uydurmak istemiyorum, biliyorum eğer topluma ayak uydurursam benliğimden kayıplar vereceğim, o samimiyet mağduru insanlara dönüşeceğim. Kafam çok derin, Verusya hiç bir zaman kendine bilge diyenlerden olamayacağım. Bekle şimdi eksildiğim ilk günün betimlemesini yapacağım: Deniz kıyısında yağmurlu bir gündü ve ben üşüyordum, biraz biraya ve insana ihtiyacım vardı üşümeme aldırmana gerek yok, yağmurdan ve üşümekten korkanlardan olmadım hiç. Bir bira yeterdi aslında o gün bana, ama aklımdaki insan kalabalığı hiç yetmedi, kalabalık içinde kayboluyordum giderek perspektif yukarı çıkıyor insanlar artıyor ben küçülüyordum bir bankta günlerce oturuyordum insanlar değişiyor ben olduğum gibi kalıyordum Verusya, dünyadaki rolümde doğru cast değildim o an zaman durmuştu atlı karıncada bir ben vardım bir de sen Verusya.

kelimeler içinde dansa kalkıyordum her fırsatını bulduğumda ve bu bana olabildiğince hakim olduğum bu coğrafyaya zaman tanımam gerektiği fikrini empoze ediyordu bu bana yetiyor mu diye sorarsan eğer, biram oldukça yeterdi bu vasıfsız ülkeye dayanmama.

Devamını Oku
Duhan Keskin

Kader ahlaklı değil “verusya”.

Zaman ve mekan ivme kazandırmıştı tutkumuza
Sana mor ve kırmızı yakışıyordu, verusya dudaklarınla uyumama zaman tanıman
Benim için hükmetmek demekti vukuya.

Devamını Oku
Duhan Keskin

YOKSA
Morun bir tebessümümüydü gece

ÇÜNKÜ seninleyken bin bir hece.
FAKAT İktidarında mısırın
İhanetler ve konuşlanan atlı süvariler

Devamını Oku