Düâm Sana Kıblem Sen Şiiri - Mehmet İslami

Mehmet İslami
2660

ŞİİR


18

TAKİPÇİ

Düâm Sana Kıblem Sen

Öyle bir nakış ki yürekte âşkın
Kürre i arzın her yerindesin sen
Cennet zağferanı döşeli köşkün
Zevkten hazdan bile derindesin sen

Âşkıma beşikten haz veren bebek
Etrafında fitneciler köstebek
Senin için açar bin bir renk çiçek
İSLÂMİ: erenim benizdesin sen

Hasret, hüzünüyle yatara de ki
Taassub havlu tutara de ki
Sevgi diye çalım atara deki
Bir kılçık olarak genizdesin sen

Sen meleksin fakat suretâ insan
Yusufa kuyusun Züleyha’ya han
Kerem olup aslı diyerek yansan
Yunusun girdiği denizdesin sen

Âşk iste, semayı arza yazayım
Âşka karşı, her ne varsa ezeyim
Gölgen olup senin ile gezeyim
Ruhumda, kâlbimde serimdesin sen

Cennette hizmetçimdir yetmiş hûri
Bir o kadar gîlmân o kadar peri
Hepsine amirsin hepside geri
Erenim, ilâhım, perimdesin sen

Kederin hicranı karargâh kurup
Biçâre kulları dört koldan sarıp
Hikmeti imtihan icâbı varıp
Çaresizim ah u zarımdasın sen

Hasseleri verip derdi yüklenen
Bak İSLÂMİ’m var ya şu büyüklenen
Tepecik değilken şu höyüklenen
Sağırım, dilsizim, körümdesin sen

Dünyada ne kadar hüzün, gam varsa
Kederin tagutu sırtıma sarsa
Oh deyip taşırım gül bahtı yârsa
Zülüflerimdeki örümdesin sen

Başımdaki zebercedden tacımda
Sevincimde, kederimde, acımda
Hainlere, vefasıza, öcümde
Çarığa çektiğim sırımdasın sen

Naz’ım sensin edâm sensin, nazenim
Sensin ruhum, kâlbim sensindir tenim
Senin ile örtülüdür bedenim
Yokluğun içinde varımdasın sen

Elmam, enginârım, vişnem, karpuzum
Yemeğimde suyum, yağımla tuzum
Üzümüm, zeytinim, incirim, muzum
Can erik, fasulyem, darımdasın sen

Mercimeğim, arpam, buğdayım, fingim
Yıllardır bitmedi hasretle cengim
Dünyâlık, ahretlik gönlüme dengim
Kirâzım, turuncum, narımdasın sen

Zahmetsiz hiç rahmet olamaz deyu
Gerdanımda Yusuf; Züleyhan kuyu
Âşkım hürmetine bir ömür boyu
Zevkle taşıdığım bar’ımdasın sen

Sensiz bir azam yok özümde sensin
Âşkımsın dimağım, gözümde sensin
Belimde, elimde, yüzümde sensin
İliğim, kemiğim, derimdesin sen

Saçlarımsın, tırnağımsın, hazım’sın
Âşk edâsı hem işvem hem nazım’sın
Her iki cihânda bana lâzımsın
Hayatınım; mahremlerimdesin sen

Âşkımız ölümsüz ebedi han’ım
Bu âşk ile yaşıyoruz sultanım
Bir tarafta hasret, hicran bir yanım
Seyyareyim âşk-ı turumdasın sen

Tavafı gönlümle ikmal ederim
Rayihanla Haccı ifâ ederim
Bir yazılmış kaderinle kaderim
Kalû Belâ’daki korumdasın sen

Arşta, ferşte, yıldızlarda, güneşte
Terinin kokusu gülde güleşte
Çektiğim hasrette tuttuğum işde
Gözümün gördüğü nurumdasın sen

Âşkta ölüm bilmez âşık olanlar
Âşıkını bulur maşuk ceylânlar
Âşkın ummanında nurla dolanlar
Al yeşil, eflâtun, sarımdasın sen

Zirvemdeki senin leyli nehârın
Üstünün örtüsü nur olan karın
Doğarken kış senden baharın
Bedenimi örten carımdasın sen

Duygular, his mecrasından taşınca
Âşkımız aşk ile kucaklaşınca
Haz veren zevkimle uzaklaşınca
Bedenimden çıkan terimdesin sen

Lôkmayı alırım senin elinle
Âşk derim velâkin, senin dilinle
Uykumda, rüyâmda hep hayâlinle
Gönül köşkümdeki dar’ımdasın sen

Sen âşkın, sevdanın çağlayanısın
Ardından gönülün ağlayanısın
Âşk şalının güzel bağlayanısın
Sevda hasretliği, yârimdesin sen

Gel benim ümmetim İSLÂMİ: desen
Bahr-ı hakikatin yelinde esen
Beytullahsın duam sana kıblem sen
Âşkın! nazargâhı yerimdesin sen

06 Mart 2020

Mehmet İslami
Kayıt Tarihi : 5.3.2020 20:31:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Mehmet İslami