Ama hayır! Benim kalçalarımı biçimlendiren Tanrı nasıl izin verebilirdi göğsümdeki goncaların kurumasına? Büyüdüğünü duyumsuyorum göğsümün, yükseldiğini büyük bir barajdaki su gibi, sessizlikte. Ve şişkinliği vuruyor söz-veren bir gölge gibi karnıma.
Kim bu vadide ıslaklığı memelerini doldurmayan benden daha yoksul olabilirdi ki?
Gecenin çiy'ini toplamak için kadınların dışarı koydukları çömlekler gibi, dönüyorum bağrımı Tanrı'ya; yeni bir ad veriyorum oğluma, Gerçekleştiren adını veriyorum O'na, ve yalvarıyorum O'na hayatın şerbeti için. Oğlum gelecek ve arayacak onu susuzluğuyla.
Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş Türkçesi;
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...
Devamını Oku
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta