dünyaya ayak uyduramıyorum
tanrım
ama senin insanlarının hiç mi suçu yok?
yaradanı sevmekte zorlanıyorum
yarattıklarından ötürü
tanrım
dünyanı bu denli kirleten insanları yarattığın için sana mı küsmeliyim
dünyanı bu denli kirleten insana mı sövmeliyim bilmiyorum
beni cehenneminde yakmadan
sırf orada yabancılık çekmemem için
dünyadaki bütün zebanilerinle tanıştırman ne yüce davranış!
ama
tanrım
ben cehennemi yakından tanırım
annem az önce omzumda ağladı
tanrım
halkı tarafından çivilenmiş peygamberin yorgunluğu var içimde
tanrım
beni unutmadığını bana hatırlatmana ihtiyacım var
bir çıkış kapısı göstersen artık
açılmasa da olur
kursağımda onlarca heves varken
senden istediğim bir parça nefes sadece
tanrım
ne zaman gün batsa
cebrail dünyaya yeniden inmiş gibi
ruhumun her karışını kıracak gibi sıkıyor karanlıkların
tanrım
bütün bunlar yetiyordu zaten
sonbaharını niye çiçeklerimin üzerine yolladın
tanrım
dikenler anavatanı oldu ciğerlerimin
insanın ciğerine zikrettiği her nefes biraz daha seyreltir mi insanı?
tanrım
tankerler boşalsın gözlerimizden
zehrimizi dökelim topraklara
damarlarımda akan kan
kendi bedenini zehirliyor artık
tanrım
senin yalnızlığına ulaşmak için
daha kaç fırın insan kaybetmemiz lazım?
yok edilemeyecek yalnızlığa aşinayız
şüphesiz
kanun hükmündedir yalnızlığımız
tanrım
sarhoşken sadece sokak hayvanları müsamaha gösteriyor bana
sarhoşken kırılmayayım diye sokak kedileri bile kaçmıyor benden
bu yükü kaldırmanın başka bir çaresi yok
sen bana inanmayacaksın biliyorum
ama
şairin de dediği gibi
“bu dünyanın anasını meyve suyu içenler sikti”
tanrım
böyle gecelerde hayal kırıklığı pahasına da olsa
insan
bir şiir değil
bir şiire yazmalı
ama
ben tüm bunları
infilak etmiş bütün kuşlar için yazdım
Harun AkhisarlıoğluKayıt Tarihi : 2.11.2018 03:43:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!