Zemherinin kapkara ayazıydı o gün,
Bir tutturdun ki illa ki gideceğim diye!
Gitme, bırakma ellerimi dedim,
Dinletemedim...
İşte o gün çöktü yıkılmaz dediğim
O koca yürekli, yemyeşil gözlü dağ,
Seni düşündükçe,
Amansız bir poyraz alır gönlümü,
Fırtınadaki tekne misali,
Oradan oraya yalpalarım.
Seni düşündükçe,
Sen olmadan önce de
Hüzün nöbetlerim vardı benim,
Gardiyanı olmayan koğuşlarda
Kendi kendime hüküm yerdim hep.
Ne suçum belliydi, ne suçsuzluğum,
Ne de müebbet için en küçük sebep...
Kafiyelerden bağımsız bir şiirin
Özgürce yazılmış dizeleri gibiydi oysa,
Alabildiğine duygu yüklü ve yalın,
Alabildiğine yürekliydi bu sevda.
İlahi bir bestenin, nakaratıydı aşk,
Oldu mu bu şimdi babam?
Daha dün gülüyordu yeşil gözlerin,
Daha dün balığa çıkarız diyorduk,
Sırası mıydı çekip gitmenin?
Ne kadar da mutluydum bilsen,
Sanıyor musun ki düzelecek her şey?
Umarsızca çekip gittiğin zaman,
Git bakalım, kaç kaçabildiğince uzağa,
Ardına bile bakmadan!
Belki sesimi duymazsın uzunca bir süre,
Resimlerimize bile bakmazsın,
Otur da şöyle yanıma,
Halim nedir bir dinle!
Günler geçer mi bir sor,
Geçer mi hiç derdinle?
Saat burada bitti biter,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!