Bakar kör çocukların telaşsız çığlıkları sarar dört bir yanı Elinde kağıdı, yazar mürekkebi bitmiş kalemiyle hunharca
Düşünmez olan biteni asırlar vardır ardında gözükmeyen Şakacıdır biraz da gülüp eğlenir, durup ağlar sonunda Hayatın şevkine kanıp gitmek böyle bir şey midir yoksa? Kim bilir o ocakta pişen yemekler
Bir daha yenmemek üzere kalır tabaklarda
Bilinmezliğin bu kadar can sıktığı bir yerde
Nasıl yaşanırsa artık?
Tası tarağı toplayanlara inat gidişler
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta