Nede çok kolay kandırılırdım çocukluğumda,
Hep kızardım fırlatır atardım kendimi sokak ortalarına,
Anlardım büyükleri, anlardım küçükleri, anlardım kandıranları,
Gider koşardım yorgan altı ağlamalarıma yalnız ve mutlu...
Beni ben anlamıştı, içimdeki ben içimdeki ihtiyar...
Çocuktum, yalnızdım, anlamazdım, kapımdaki söğüt ağacı,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.



