Dostluk, birisinin iyiliğini isteme, candan sevme, iyi ilişkiler kurma, iyi geçinmmedir. Dostlukta sevgi eşdeğerdir. Dostluk iyi insanlar arasında gerçekleşir. Tek yanlı değil, iki yanlı bir sevgi eş değerdir. Dostluk iyi insanlar ara kapısıdır.
İyi olmayan insandan dostluk beklenemez. İnsanın iyi olması da bilgi ve karakterle mümkündür. Sağlam karakter de iyi bir eğitim sayesinde gerçekleşir. Bilge olmak vardır. Dostun doğru, dürüst, hakseven, cömert, hoşgörü sahibi olması gerekir. Katıksız iyilik erdemli kişide bulunur. Dostluğu yaratıp sürdürmek esastır. Süreklilik bulunmayan kişilerde dostluk ölümsüzdür. Bu da kolay değildir. Çıkar ayrılıkları, siyasal düşünceler dostluğu engelleyebilir. Düşüncede, beğenide, cömertlikte, himayede sevgi ve saygıda özen gösterenler dost olur, dost kazanır. Bu yapının bulunmadığı yerlerde uyuşmazlık başlar. Yalancılık gibi kıvrdıp dökülür. Sadakat dostluğun ilkesidir.
Her gülen yüz dost değildir. Kendini beğenme, hor görme, dostluğu yok eder. Ekonomik ve bürokratik seviyeler bazılarınca dostluğu gözardı edebilir. Bu düzeydeki kişilerde değişiklik yapmadan dostluk düşüncelerini sürdürürlerse yüksek karakter oluşur. Dostlukta akıllı olmak esastır. Budaladan dost olmaz. Sevgi erdemi dostlukları korur. Bu kişide her türlü ahenk, süreklilik yapısından kaynaklanır. Sevgi ve dostluk kardeştir. Karşılık beklemeden bağlanma işidir. Dostlukta birlik de önem taşır. Erdemle dost edinilir, dost olunur. Doğa, dostluğu erdemin yardımcısıdır diye varetti. Onurlu işler yapmak dostluğu artırır. Kendimize beslediğimiz duygulan başkaları için de beslemek zorunluluğu vardır.
Çıkar gruplarının dostluğu yapaydır. Çıkar sona erdiğinde dostluk ta bozulur. Son zamanlar da bu durum belirgin biçimde göze çarpar. Sevgi, saygı, hoşgörü, yardımlaşma, nezaket... dostluğun anahtarlarıdır. Kendini beğenme, bilgiçlik taslama, aşağılık kompleksi, kasılma, yalancılık, sahtekarlık, vurgunculuk, dolandırıcılık, kıs¬kançlık, kabadaylık dostlukla asla bağdaşmaz. İyi bir dost kara günde belli olur. İnsanlar dost kalsın diyorum. Dostça kalın..
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta