Dostlara Mektup ``Yazın bize biz de bile ...

Dostlara Mektup ``Yazın bize biz de bilelim dostlar``

Ne oluyor durum vaziyet nasıl?
Yazın bize biz de bilelim dostlar
Hayat şartlarından tutun velhasıl
Yazın bize biz de bilelim dostlar

Yıllar yılı yurda hasret gezerim
Sahipsiz'iz artık candan bezerim
Anlatırsam belki sizi üzerim
Yazın bize biz de bilelim dostlar

Yurdumuzda kaptı kaçtı olmuş mu
Yeni gelen beyler halkı yolmuş mu?
Hırsızların cüzdanları dolmuş mu?
Yazın bize biz de bilelim dostlar

Rüşvet yokmuş torpil vefat eylemiş
Geçen biri haberlerde söylemiş
Hortumcular çaldığını neylemiş
Yazın bize biz de bilelim dostlar

Fakirlere yeşil kart verildi mi?
Hastaneye meccanen girildi mi?
Çalanların defteri dürüldü mü?
Yazın bize biz de bilelim dostlar

Memurların nasıl hali ahvali?
Nasıl yaşar ne haldedir ahali?
İşçilerin esnafın nasıl hali?
Yazın bize, biz de bilelim dostlar

Zabıtalar kırıyor mu sergiyi?
İş yapanlar veriyor mu vergiyi?
Öğrenciler alıyor mu dergiyi?
Yazın bize, biz de bilelim dostlar

Çifçiler mahsulü satabildi mi?
Hukümet sözünü tutabildi mi?
Kandıranlar rahat yatabildi mi?
Yazın bize, biz de bilelim dostlar

Enflasyon yok olmuş öyle diyorlar
Yoksa yalanla mı yönetiyorlar?
Söyleyin fakirler ne ediyorlar?
Yazın bize, biz de bilelim dostlar

Burada yaşarız vatandan ırak
Vatanperver etti bizi bu firak
Sevdiğimden sordum, biraz da merak
Yazın bize, biz de bilelim dostlar’

Mikdat Bal
Kayıt Tarihi : 21.10.2005 15:44:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Tuncay Akdeniz
    Tuncay Akdeniz

    Sevgili Mikdat ağabeyim dostlardan haber bekiyor burdaki haberleri siz benden daha iyi biliyorsunuz bu anlamlı şiirini okudukça yine dayanamadım dedim ağabeyime bir haber yazayım bakalım beğenecekmi kalemine yüreğine sağlık sevgi ve saygılar sunarım gurbete selamlar
    Tuncay Akdeniz
    BAŞKASINA ÖZENE KALDIK

    Zamana uyanda değişmiş asıl
    AB birliğine özene kaldık
    İşimiz Allah’a kalmış velhasıl
    Önümüze kuyu kazana kaldık

    Dertlerim çaresiz candan bezerim
    Elli yıldır aynı dertle gezerim
    Gerçeği yazarsam sizi üzerim
    Basında riyayı yazana kaldık

    Cadde sokaklara kapçaklar dolmuş
    Kimi candan kimi malından olmuş
    Aslanların yeri tilkiye kalmış
    Dostluk arasını bozana kaldık

    Hortumcuyu yandaşları gizlemiş
    Rüşvetten önde torpil fazlaymış
    Borç gırtlakta ekonomi düzeydeymiş
    İ.M.F peşinde gezene kaldık

    Sağlık hizmetleri sözde birleşti
    Yandaşçılar makamlara yerleşti
    Yeşil kartlar dünyasını değişti
    Fakiri yoksulu ezene kaldık

    Memurun işçinin yamandır halı
    Esnafın tezgahta satılmaz malı
    Vergi can yakıyor hayat pahalı
    Derimizi soyup yüzene kaldık

    Yakaya yapışmış harç ile vergi
    Ne ile alacak öğrenci dergi
    Seyirlik açılmış fuarla sergi
    Vergi defterini çizene kaldık

    Baştakiler bol keseden atıyor
    Büyük balık küçükleri yutuyor
    Çiftçiye bakanlar kafa tutuyor
    Emektar köylüye kızana kaldık

    Sözde enflasyonun kesilmiş hızı
    Gülmeyi unutmuş fakirin yüzü
    Birine uymuyor birin sözü
    Yalanla bizleri üzene kaldık

    Göstermelik siyasetin oyunu
    Lastiğe çevirdi yasa kanunu
    Tuncay’ın bilmezler bunlar huyunu
    Ömersiz adalet düzene kaldık









    Cevap Yaz
  • Mükerrem Suna
    Mükerrem Suna

    :)
    Diğer şiiri okuyunca, buna da dönmek gerekti haliyle. Gülümsediğime bakmayın, bu gülümseme, ozan geleneğini sürdürüyor olmanızdaki memnuniyetimden kaynaklanıyor.

    Tebrikler...

    Cevap Yaz
  • Fidan Boduroğlu Bulut
    Fidan Boduroğlu Bulut

    abi ne sen sorr ne ben söyliyim sen hasretine bir de kaygı ekleme
    elbet hisseder izler duyar görürsün ben hatır selamını baş edip susayım
    saygılar
    fidan

    Cevap Yaz
  • Şahin Yılmaz
    Şahin Yılmaz

    MEKTUBA CEVAP

    Mikdat abi, ne var, ne yok sormuşsun,
    Toz duman içinde kalmış alan var.
    Bıraktığın gibi değil Türkiye,
    Abdesti olmadan namaz kılan var.

    Kaptı kaçtı moda oldu, alıştık
    Önümüzde adam öldü, gülüştük,
    Kazançları hırsızlarla bölüştük,
    Her tarafta soyguncu var, çalan var.

    Rüşveti tepeden bakanlar aldı,
    Rızkımızı hortum takanlar aldı,
    Madalyayı kurşun sıkanlar aldı,
    Vatanımı parçalayıp bölen var.

    Yeşil kartı zenginlere dağıttık,
    Hastanede ömrümüzü öğüttük,
    Vurguncuyu sırtımızda büyüttük,
    Vatandaşla dalga geçip gülen var.

    Memurlara zekat düşecek oldu,
    İşçi taş kaynattı, pişecek oldu,
    Ahalinin sabrı taşacak oldu,
    Durdurmaya çeşit çeşit yalan var.

    Sosyetemiz açtı çağdaş sergiyi,
    Hükümet, fakirden alır vergiyi,
    Öğrenci okuyor öyle dergiyi,
    Eroinden, captagondan ölen var.

    Çiftçi mahsul değil tarlayı sattı,
    İktidar zenginin elinden tuttu,
    Kâr eden şirketler bedava gitti,
    Milletin malında büyük talan var.

    Enflasyon düştü, cepte para yok,
    Sahte bal var peteğinde şıra yok,
    Hayvancılık öldü, ot yok, mera yok,
    Avrupa’dan dayatılan plan var.

    Zenginimiz gözetmiyor fakiri,
    Altın diye satıyorlar bakırı,
    Örnek gösterdiler birkaç çukuru,
    Defterinden haysiyeti silen var.

    Et kalmadı, düştük kemik, deriye,
    Muhtaç olduk ithal buğday, darıya,
    Beni dinliyorsan dönme geriye,
    Saygı, sevgi bitti, moruk, ulan var.

    Selam ve saygılarımla.
    Şahin Yılmaz.

    Cevap Yaz
  • Leyla Akgül
    Leyla Akgül

    Valla bu şiir güne hiciv olmuş...

    Tebriklerimle abi...

    Selam ve saygılar...

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (8)

Mikdat Bal