Ne ses, ne soluk, ne zikir, ne dua, ne ah, ne insan vardı, ne günah..
O çamurdan varlığın, yokluğuna ruh üflenene kadar ne secde etmek vardı, ne namazgâh..
Moiralar ıssız gecelerin bağrından rüyaları toplayarak geldiler, ellerinde kaderin kitabı, vermek istediler bana isimimi bir sabah.
Rün yazısından ilham aldılar Adem’in dilinden anlam, Odin’in yanındaki hakikat ağacına astılar dokuz gün vuslata hasret aşklarımı..
Gerçeğin zırhını hayallerle parçalamış gün yüzü görmeyen aşıklar, tereddüt etmeden adadılar bana yalnızlıklarını..
Sevmek gibi geliyordu her şey,
sevmek gibi gidiyordu kadın
adının anlattığı,canın teni yakmasıydı,
bir bulut evet ama aslolan
bulutun suyu yağmasaydı...
Devamını Oku
sevmek gibi gidiyordu kadın
adının anlattığı,canın teni yakmasıydı,
bir bulut evet ama aslolan
bulutun suyu yağmasaydı...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta