Gece ağır bir tren gibi geçiyor içimden,
Rayların gıcırtısında eski bir adım var: ben.
Bir istasyonun soğuğunda bekleyen kalbim,
Sanki yıllardır gelmeyen bir seferin yolcusu.
Dönmek mümkün mü ey kalbim.
Aynı gökyüzünün altına iki kere sığmak?
Bir şarkıyı baştan söylemek gibi,
Ama sesin artık eskisi kadar genç değilken.
Ben ki şehirleri cebimde taşırdım,
Kaldırımlar adımı bilirdi bir zaman.
Şimdi adımlarım yankısız,
Sanki dünya benden vazgeçmiş de
Ben hâlâ itiraz ediyorum.
Bir sigara yakıyorum gecenin ortasında,
Dumanı geçmişe doğru yürüyor.
Hatıralar, eski bir film şeridi gibi
Yırtıla yırtıla geçiyor gözlerimin önünden.
Dönmek mümkün mü?
Bir kadının omzuna bırakılmış yorgunluk gibi,
Bir cümlede yarım kalan “kal” gibi,
Bir kapının aralık unutulmuşluğu gibi…
Bilirsin, bazı vedalar sessizdir;
Sadece kalbin duyar kırıldığını.
Ve bazı gidişler vardır,
Geri dönmek için değil,
Geri dönemeyeceğini anlamak için yapılır.
Ama yine de soruyorum geceye:
İnsan kendi kalbine geri dönebilir mi?
Yoksa her yol biraz daha uzaklaştırır mı
Kendi başlangıcından?
Belki dönmek yoktur, yüreğim
Belki sadece ilerler insan,
İçinde taşıdığı eski bir şehrin
Sokak lambaları sönene kadar.
Ve sabah olunca anlar:
Dönmek mümkün değilmiş,
Ama hatırlamak…
İşte o, en uzun yolculukmuş.
Kayıt Tarihi : 17.2.2026 09:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!