Sır olup bir anda yele karışıp
Anlaşılmaz tuhaf işe dönesin
Toy ile güreşmek için yarışıp
Sırtın yere gelip tuşa dönesin
Mumla arayasın ben gibisini
Örtsünler yüzüne dost kapısını
Alsan da Konya’nın tüm tapusunu
Her gün izbe sokak, köşe dönesin
Bu hayat sendeki her şeyi çalıp
Savursun külünü boşluğa salıp
Nihayet ben gibi dımdızlak kalıp
Sokağa atılmış taşa dönesin
Başka bir avucu tutmasın elin
Koysunlar adını marazlı gelin
Kalmasın başında kıvırcık telin
Cımbızla yolunmuş kaşa dönesin
Umudun kırılsın her hevesinden
Hiç farkın kalmaya çöl devesinden
Nasibin almadan yaz havasından
Her mevsimin hazan, kışa dönesin
Ne bir rahat uyu, ne de huzur bul
Herkesin gözünde pul olasın pul
Senide yaksın bir merhametsiz kul
Közlerde çevrilen şişe dönesin
Benim ahım tutar bir kenara yaz
Öyle uzun değil, tez zamanda tez
Hem ölmek isteme, hem canından bez
Sallanan yirmilik dişe dönesin
Kalmasın saçında ufacık bir tel
Kabak gibi açıl; kel diyeler kel
Uçursun göklere seni esen yel
Genciken ihtiyar yaşa dönesin
Türlü ustalara olsan da yamak
Ne bir su bulasın ne bir tas yemek
Beyhudeye gitsin çektiğin emek
Çıkrığın kırılıp, boşa dönesin
Ondurur mu hayat bu ahlar varken
Ön dişin kırılsın helvayı yerken
Suyunu geç ekle, daneyi erken
Dibi tutmuş yağsız aşa dönesin
Daha ne çektin ki; bu cezalar az
Her gün o bağrını vura vura ez
Şifanı bulama doktor doktor gez
Tüyleri yolunmuş kuşa dönesin
Ömrün pişmanlıkla elemle geçsin
Dostların hep benden mevzular açsın
Aklına düştükçe kan uykun kaçsın
İkide bir gelen çişe dönesin
Aydın Ahmet
Kayıt Tarihi : 20.07.2026 16:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!