Yüreğimin kıyısına demirleyen gemi
Çiğ düşen bu sabah, kimi bekliyorsun
Götürecekken rüzgar seni enginlere
Git buradan uzaklara, neyi bekliyorsun
Birazdan yüreğimde fırtınalar kopacak
..
I
bir dolunay vakti
aynadaki cesedimin yansımalarında
bilmem kaçıncı intiharımı kurguluyorum
göz bebeklerimde buruşuk gökyüzü fotoğrafları
..
- Of’lu hocaya
Sine-i deryama giriftar oldun
Gayri senden olamam yarim
Şeb’ime düşen dolunay oldun
Gayri senden olamam yarim
..
Tan ağarmadan
Ezan sesiyle uyandım birden
Karanlık odamı;
Gece lambası bile yokken
Neydi böyle ışıtan?
Uyumadan önce vedalaştığımız
Dolunay!
..
Dolunay görünmüyor artık
penceremden..
Gökyüzümü bulutlarla kapladın sen..
Temmuz sonu yağmur yağmış gibi
Ve martılar artık
ağlamaktan bıkmış gibi
..
Nerede patladı bomba
Ne zaman deprem oldu
Gece mi koptu fırtına
Ve hortumlar ağaçları savurdu
Ama hayır
Bu sabah her yer süt liman
..
Şimdi boğuyor beni
en eski dolunay gecesinden kalma
bir med-cezir
dahil oldukça soyutlayan
hani öfkenin ve yılgının çekildiği
yukarılara doğru
..
kim bilebilir
hangi kaldırımdan düştüğümü
uçsuz buçaksız çamur deryasına
içinde yukarılara çekildiğim
arındığım
kirlendiğim
“tanrıların...”
..
Nereye bile diyemedim
Paslı gözlerim yine dem tuttu
Çarpan yüreğim değil sanki
Bir gürz kalbimi dövercesine beni cürüttü
Sızılar yüreğimde geziniyor amansız
içerliyor yüreğim
İçerliyor sevdam
..
Taşıyorum oradan oraya
Ardından bir fidan sürükleyen yaşlı bir insan
Nasıl sürüklerse tazeliği işte öyle
Beni takip eden bir küme şimşek
Her an çakmaya hazır
Sahip olduklarım
Bir çift güvercin
..
Ay dolunay!
Ben, sarhoş gecede acının koynundan
senin dudaklarına döküldüm;
her ayrıntında kendimden ince ince söküldüm...
..
Gidersin;
kokumu alır hanımelleri, gelincikler ses vermez.çilekeş bir akşamdır yaşanır...spotların yaraladığı yıldızlar susar...boşluğa dolar gözlerim...plastik adamlar sorar sokakları, vitrinler temizlenir.tenha bir kalabalık olur yalnızlık;
ellerimi tutarım...
üşür mü gözlerin yağmur göğü getirdiğinde dizlerine, kıymetini bilir mi hüzünler, hangi martı ağlar çığlığına değse, avucuna alsan ne söyler deniz?
..
Düşün ki...
Sen bir denizmişsin
ve ölmüşsün...
Düşün ki...
Ne kayalara vuracak gücün kalmış
Ne de Ay'la sevişecek mecalin
Düşün ki...
..
ADINI GOKYUZUNE YAZMADIM
BEYAZ BULUTLAR ADINI KISKANIP KAPATMASIN DİYE
BEN SENİN ADİNİ ALTIN HALFLERLE KALBİME YAZDİM
YAGAN KAR VE HER KARTANESİNE YAZDIM ADİNİ
DENİZ OLUP GÖNLÜNÜ SERİNLETMEK İSTİYORUM
..
insanlar takmış bu adı ona,
esas adı ramazanmış
nice sonra öğrendik...
kekovanın eşsiz güzelliklerinde,
koy,koy gezinti
deniz ve güneş
..
Deniz ve kumsal sevişiyorlar karşımda
Ay dolunay şimdi...
Nasıl da tutkuyla sarılıyorlar birbirlerine
Deniz
..
Bir yaz akşamıydı
Balkonumda oturmuşum güzelim
Çilingir sofram da kurulu
Saatler yirmi ikiyi gösteriyordu
Gök yüzüne bakıyorum
Bir şeyler var orada
Sanki görünmeyen bir el
..
Gecenin karanlığı bilinmez gizem
Ne dolunay var nede tek bir yıldız
Tuttuğum dallar kırık yerler kaygan
Katardan ayrılıp kaybolan turnam
Ruhun bedenimi bıraktığı an
Sessizlik hakim olmuş gök kubbeye
..
Gecenin sessizliğini
Radyodan dinlediğim hoş melodiler
Ve birde yanımdan geçen
Araba gürültüleri bozuyor
Yürüyorum
Karşımda tabak gibi bir dolunay
Her adımda ona biraz daha yaklaşıyorum
..
Ruzgara germek istiyorum gogsumu
Kollarimi uzatmak goge
Ya bulutlardir carem ya kuslar
Ya da o erisilmez yildizlar
Deliksiz bir evrendeyim
Ucsuz bir bosluk
Gozlerimden yagmur ciseliyor
..



