Dolunayın,
Gümüş tozuna, umutları bulayarak
Sağanak halinde
Yeryüzüne boşalttığı gecelerde,
Mutluluk denizinde ki
Denizkızının çağrısına hep uyardı.
..
her gece bakıyorum yıldızlara
bazen şahit oluyorum
kaydığına bir yıldızın.
hani dolunay olmasa
hiç mi hiç çekilmiyor gökyüzü.
hani aklıma gelmese gözlerin
hiç mi hiç anlamı kalmıyor
..
Koşullandırılmış beklentileri karşılar
Konumlandırılmış bireyleri arşınlar
Sonuçlandırılmış görevleri karışımlar
Uğraşılmış emeği kurşunlar
Ulaşılmış hedefleri sorgular
Unutulmuş ayrıntıları sargılar
Soru sorma vakti geldiğinde
..
Yine bir sonbahar akşamındayım
Yalnızlığın üşütüyor zavallı yüreğimi
Hava soğuk, gökyüzünde muhteşem dolunay
Yıldızlar parıldıyor gökyüzünde, gülümseyerek
Gecenin efkarı siniyor üzerime sinsice
Sensizlik öyle büküyor ki belimi
Ve o muhteşem gülümseme dudaklarımda
..
Bir bahar gecesi
Olabildiğine sarhoşum
Bir kadeh ay içtim
Mezem yıldızlardı
Evlerin ışıkları sönük
Benim ki hariç
Herkes rüyada
..
Ölümün ve karanlığın kıyısında yürüdük bu gece
Muhteşem bir dolunay eşliğinde.
Korkutucu değildi
Burun buruna gelmek
Asıl olmak istediğimiz kendimizle.
Güzel insanlardık, öyle doğmuştuk
..
Gözlerin gözlerimi delip geçiyor bu gece
Ahşap yüreğim,yangınını bekler
Ay daha bir dolunay sanki bu gece
Yorgun bedenim zamana küskün
Ne ızdıraplarla sevdim seni
Ne zulümlerle
..
Gece ay ışığındaydım
Karanlık ve aydınlığı bir arada yaşadım
Ay’ın ışığı ile aydınlığı
Ve gecenin karanlığını
Sende yanımdaydın
Günahkar bedeninle değil
Masum yüzünle düşümdeydin
..
taş yuvarladığım yamaç
elma çaldığım bahçe
ömürden gidiyor
ne giderse
anımsamak şimdi
elverdiği kadar hatıraları
akşam batan güneşin gölgesini
..
Gülemez ki;
dudağında bir uçuk-kaçık adam
öpüşemediğinden...
Çünkü bir kaçak vardır elbet,
iki bulut arasından
dolunay sızdıran...
..
Bir dolunay dolusu sıkıntı
Telefonda babam sesi
Hergün aynı kabus
Aynı yüzler aynı iş
Özlem uzaktan yanan cılız bir mum
Göz yaşım ters akan nehir
..
Uzak şehirlerde mi ağlıyor yürek,
Yanıyor mu dert boylu boyunca;
Yıldız yağmalı şimdi sağanak,
Süzmeli dolunay puslu ışığı,
..
Sahile vuran her dalga sesinde
fırtınadan önceki her sessizlikte
her gök gürlemesinde
güneşin her doğuşunda
gecelerin siyahında
her yakamoz ışıltısında
dolunay zamanında
..
Ne yaptım biliyormusun
sen gittikten sonra,
Bitiremediğimiz şarabı senin en
sevdiğin mavi kadehe koydum.
Dolunay arkadaşım oldu,
bu sıcak ilkbahar gecesinde.
'Sağlığına' kaldırdık kadehleri.
..
Bu gece
Söndürün tüm ışıklarını şehrin
Bu gece
Gözlerin aydınlatacak her yeri
Bu gece
Tüm yıldızlar görünmesin
Bu gece
..
İmge bir tay
Düş tavlasında
Gem azıda
Her gece başka bir dolunay
İmge bir tay
Düş utancını
Ne sayarsan say
..
Gözlerinin rengini aramak için
çıkmıştım yola...
Lacivert bir gecede,
dolunay elimden tutup
getirdi beni Knidos a
Sağımda Eğe,
..
Batık gemi
Gemiler battığında limanda
Ben sensizliğe dalarım
Ne varsa senden yana rüyamda
Ben her sabah ona uyanırım
Çıkmaz girdaplara kapıldığımda
..
Ömrümü sür, çürüyen topraklarına
/ Belki yeşersin! ..
İnzivada cismim, her şeyden uzak
Ve tohumlarım…
Sür ömrümü
doğurması bitmiş duyularına.
Dolunay olur belki
..
Düşlerim nerede kendimi adayım
Hislerim ellerde kalbimi alayım
Sevgili dolunay geceler ne efkar
Dünyamı kaybettim seneler hep firar
Her gün biraz daha dünlerle olmak
Bu günden kopup yarınlarda solmak
..



