Sisler altında kalmış bir dağ eteğinde
Onca kardelenlerin arasında
Soğuk ve yalnızlıkla mücadele eden
Solmuş bir papatya gibiydim
Öyle yalnız hissediyordum ki
Hiç birisi bana benzemiyordu
..
Mandalina, portakal
Limon kokulu
Güneş ışınlarını
Ilık bal sarısı gün doğumlarını
Özledim…
Baharında
..
İstanbul sokakları dar ama,
Bir o kadar da anı var içinde
Hele birde dolunay çıkınca,
Sevdada çıkar gibi herkes bir yanda
İstanbul'u hisediyorum ansızın bir esintiyle,
Kendimi arıyorum dar sokaklar içinde
..
benzi solmuş tuzlanmamış bir derinin güneşe bırakılmış hali
unutma bahanesiyle terkedilmişlik
gecedeki dolunay ve yakamoz
tam bir hüzün senfonisi
gece ağaç gölgesini kim sevdi ki?
kim çiçekler topladı.!
tam görünmeyen nefretin özlemle kucaklaşmış hali
..
Sen şimdi uyuyorken yatağında kaygısız,
Bir melek okşamakta eminim saçlarını.
Benimse tam tepemde dolunay yapayalnız
Ve uzakta yıldızlar bekliyorlar yarını.
Koca şehrin ruhları yenilirken uykuya
Gözleri âmâ gibi kapanmış odalarda,
..
Kuşların uçuşunda gizlidir,
Sonbaharın elleri narin
gökyüzü mavi
kanatlarında güneş gibi
..
Bilinmeyen harabe bir şehirde, unutulan düşlerimi
Düşüncelerimi gömdüm toprağa
Sırlarımı paylaştığım yalnızlığım bir kâbustu, bir dolunay vakti
Nasıl da sevgi ile sığındım hakikat bildiğim yalanlara
Dünya bana yalanları altın bir tepside, hakikat diye sunmuştu
Hakikat zor bir bilmece miydi? Çözemedim
..
Söyleyin bana ne zaman doğacak güneşim?
Ne zaman açacak kırlarda hayat çiçeğim?
Kanatlanıp uçacak mı barış güvercinim?
Tekrar konacak mı pencereme aşk kelebeğim?
Tabiat için ağlayan ceylanları dinleyin,
Onları çayırlara hasretle beklediğimi söyleyin,
..
aşiyan’da dolunay
yüzün gibi güzel ve aydınlık
ruhumu kucaklıyor sinesi
seni andım
başı omzumda esrik
gözleri kısık
..
Son bûsesidir yüzüme baharın
Ve de aşkların
Bu gece
Bu son rüzgâr, kederle dolaşan
Bir anlık hayâl gibi
Bu son buklesidir sevginin
Ve en son sızı
..
Yıldızlar yetmedi aydınlatmaya
Kör karanlıkların sensizliğini.
Ateşli bağrını omzuma yaslarcasına sıcak
Ve çekingendi içimdeki garip tutku.
Yaşadım karanlığın korkusuyla
Alelâde arzuları.
Serin kekik kokularıyla açıldı tıkanan nefesim
..
Uykusuz kaldığım geceler
Ve gökyüzündeki dolunay
Şahit olsun ki.?
Ben bugün ölümü düşündüm
Ve seni, sen olduğun için değil
Yüreğimdeki o masun
..
Ne güzeldi günler senle yaşanan
Sevda türküleri gibi söylenen
Küçücük dünyamdı sana açtığım
Gelip girdin âşığım oldun
Kısacık ömrüme ömürler kattın
..
Ne zaman bir siyah üzüm görsem,
Seni hatırlatır bana, senin gözlerini
Üzümün siyahı mı, gözlerinin karası mı,
Bu renkten başkasını göremiyorum
Ne zaman gece bir dolunay görsem,
Seni görürüm sanki, senin yüzünü
..
Bu sabah;
Yalnızlığın ertesinde,
Yanaklaryıda güller açmış,
Gamzeleri umut kokan,
Saçları dalga dalga,
Gözlerinde kömür karasıyla,
Bir elinde dolunay,
..
Ilık bir meltem rüzgarı
Sahildeki kum taneleri
Bileğimize dek yetişen çimenler
Gökteki tüm yıldızlar,
Dalgaların sayısı,yunusların gözleri,martıların kanatları şahit olsun...
Ellerim ellerinde
..
Bıraksalar tayları
Azgın tayları
Hangi vadileri tepeleri
Dolaşır delice!
Saklanbaç oynamasa
Dolunay,
Yolunu yitirmese taylar
..
Bir sonbahar gecesini yaşıyorum şu anda
Ay dolunay şeklini almış gökyüzünde
Her taraf aydınlık, ışıl ışıl
Sanki dünya benim diyor yalnız benim
Bakarken gecenin zifiri karanlığını
Gündüz gibi aydınlatan dolunaya
Geceyi unutmuş dalmıştım bir rüyaya
..
Yalnızlığımı,
Kalemimle paylaştığımda,
Seni düşünmek yüreğimi kanatıyor.
Gecenin yorgun yüzü,
Çökmüş üstüme,
Gökyüzünde dolunay,
Denizde yakamozlar,
..
O yıldız..
Ki adadın düşlerini sorup soruşturmadan..
Bir de dolunay vardı
Tepede uluyan kurdun
ince çizgi gözlerinde parlayan
Kapadın gözlerini..
Güneş kaldı avuçlarında..
..



