Sessizliği yırtarak, dolu boşaldı gökten
Bin bir dizi kolyenin firar edişi gibi
Kuşattı kenti inci, farkı yoktu çiçekten
Taçlar takan sevdanın, tıpkı bir eşi gibi.
Camlardaki kıyamet, sorma neyin müjdesi
Coşturur gönülleri, bu serenat perdesi
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Konu güzel,anlatım harika, kusursuz bir hece şiiri.Kutlarım sizi hocam.
Gülsen hanim sizi bir kez daha okumaktan mutlu oldum yüreginize saglik....
Kümelenmiş bulutun, eteğinde umular
Yumağından çözülür, isyan eden duyular
Boncuk boncuk oynaşıp, çoğalırken dolular
Özlü bakan sevdanın, tıpkı bir eşi gibi.
siz hep böyle güzel yazarsınız da ben okumam mı?
Gülşen hanım tebrikler
Gülşen hanım ellerinize ve yüreginize saglık ALLAH'ın rahmetlerinden doluyu ne güzel anlatmışsınız tebrikler. Şair için tema sadece aşktan sevgiden ibaret olmadığını göstermisiniz. Tebrikler
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta