çıkmaz sokakların girdabına düşmüşken
yüreğine söz geçiremiyordu belli ki
ona uzanan ellerde, tanıdık değildi simalar
üstüne varılmasın istiyordu her şeyin bir ilki vardı
allığına karışmış dudaklarında buruk gülümsemeler
hilal kaşlarında hicran yüküyle yere düşen bin parça suratı
gerisin geri yürüyen ayaklarında yürek atışının sesi
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.



