DOKUN AMA SAKIN KALDIRMA KABUKLARINI
İçimde durur kılıç yarası gibi ayrılıklar ve ölü sevdalar
Ayrılıklar, gün gelir delirtebilir yeni baştan. Hiç yaşanmamış,
hiç gidilmemiş, hiç veda edilmemiş gibi
Her şey taze, her şey günün ilk ışıkları ile başlar
Deniz yine dalgalı, vapurlar yine karşıdan karşıya sevdalar taşır
Bekleme istasyonlarında kavuşmaya kurulur saatler
Hiç gidilmemiş, hiç veda edilmemiş, hiç el sallanmamış gibi
Sesi sonuna dek açılmış radyolardan
hüzzam makamında ayrılık şarkıları dinlenmemiş gibi
Her şey tazedir, ilk günkü gibi
Ayrılıklar, gün gelir delirtebilir yeni baştan
Dokun şimdi kılıç yarası gibi içimdeki ayrılıklara, dokun
Dokun, ama sakın kaldırma kabuklarını
İçimde durur kılıç yarası gibi ayrılıklar ve ölü sevdalar
Ölü sevdalar, gün gelir delirtebilir yeni baştan. Hiç yaşanmamış,
salası okunup, toprağa verilmemiş gibi
Her şey taze, her şey günün ilk ışıkları ile başlar
Radyoda şarkılar tutmaktır hala onun için,
Seviyor-sevmiyor diye kopartmaktır yapraklarını birer birer papatyaların
Sokakta bir kez olsun karşılaşmayı ummaktır
Yeni çatlayan tohum, kozasını delen kelebek, yuvasına dönen kuşlar
hiç kurumamış nehirler, can suyu çekilmemiş filizler gibi
Her şey tazedir, ilk günkü gibi
Ölü sevdalar, gün gelir delirtebilir yeni baştan
Dokun şimdi kılıç yarası gibi içimdeki ölü sevdalara, dokun
Dokun, ama sakın kaldırma kabuklarını
Hala acıyorlar (21 AĞUSTOS 08-ESKİŞEHİR)
Atila IşıkKayıt Tarihi : 25.8.2008 18:52:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!