Doktor Zeynep Şiiri - Yasin Akarsu

Yasin Akarsu
4

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Doktor Zeynep

Zeynep her zaman ki gibi okulundan çıkmış yorgun argın evinin yolunu tutmuştu. Dersleri çok ağırdı. Ne de olsa tıp fakültesinde son sınıf öğrencisi idi. Artık doktor olmasına çok az bir zaman kalmıştı. Her gün sabahtan kalkar Üsküdar’da ailesi ile birlikte yaşadığı evinden çıkıp Cerrahpaşa tıp fakültesinin yolunu tutardı. Sabahları makyajını yapar ve en şık elbiseleri ile okuluna giderdi. Okulun en güzel kızı idi. Ailesi de zengin ve görgülü bir aile idi. Eve varmak üzereyken Zeynep’in karşısına çarşaflı aynı sokakta oturan bir arkadaşı çıktı. Adı Çiğdem’di. Çiğdem ilkokuldan sonra okumamış ve İslami ilimleri tahsil etmek için yakınlarda bulunan bir medreseye gitmişti. Derslerini vermiş ve artık o da bir hoca olmuştu ve mahallesindeki hanımlara sohbetler veriyordu düzenli olarak. O gün yolda Zeynep ile karşılaşınca da onunda sohbetlere gelmesi için ikna etmesi gerektiğini düşündü ve ondan sohbete geleceğine dair söz alana kadar onu bırakmadı. Zeynep ilkokuldan sınıf arkadaşı olan bu bayanı kırmak istemiyordu ve bir yandan okul da vardı. Dersler, nöbetler ve TUS sürekli sıkıntı yaşatıyordu Zeynep’e. Sonunda o da dayanamayıp kabul etti sohbete gelmeyi. Gününü ve saatini öğrendikten sonra söz vererek birbirlerine oradan ayrıldılar. Zeynep eve gittiğinde tuhaf bir mutluluk hissediyordu içinde ama anlam veremiyordu. Sonra arkadaşına verdiği sözü düşündü ve onun için hazırlık yaptı lakin ne giyecekti ne yapacaktı orada. Hiç alışık olmadığı bir ortamdı Zeynep için. Ailesi hep onu sosyete yerlerine götürmüş ve her zaman makyaj yapıp açık giyinmeyi seviyordu. İçinden aman ne olacak millet benim kılık kıyafetime mi bakacak, sohbeti ben vermeyeceğim ya deyip gönlünü hoşnut tutmaya çalıştı.

Sohbetin olacağı gün gelmiş ve Zeynep hazırlandıktan sonra arkadaşı Çiğdem’in evine gitmişti. Ev kalabalıktı. İnsanlar Zeynep’i görünce hemen ayağa kalkıp onunla selamlaşmak istediler. Herkes yarış içine girmişti ve Zeynep’le selamlaşanların yüzü gülüyordu. Bu yapmacık bir şey olamaz dedi Zeynep içinden. Çünkü insanların sahte tebessümlerini iyi biliyordu. Gittiği birçok ortamda gördüğü için.
Çiğdem sohbette İslam dinini neden yaşamamız gerektiğini ve kalplarin ancak İslam ile huzur bulacağını anlatmıştı. Zeynep, arkadaşının bu kadar güzel sohbet verebildiğini bilmiyordu. İçinden onu kıskanmak duygusu geldi ama sonra onunla gurur duydu.

Sohbet bitmiş ve mahallenin hanımları kendi aralarında hoş bir sohbete başlamışlardı. Zeynep de tanıdığı tek kişi olan Çiğdem’in yanına oturmuş onunla dertleşiyordu. İlk defa hayatını amacını sorguluyordu. Yaşadığı boşluğu anlattı arkadaşına. Ondan kendisi için yardım istedi ve Çiğdem de sohbetlere devam etmesini istedi. Zeynep bu sefer memnuniyetle geleceğini belirterek artık evine gitmesi gerektiğini söyledi ve evinin yolunu tuttu.

Zeynep doktorluğu sırf ailesi istediği için okuyordu. Derslerini bir türlü sevememişti. İstediği huzuru ne yaptıysa yakalayamamıştı ve ilk defa gönlünün huzurla dolduğu bir yer buldu. Hayatını ve yaşam tarzını düşündü. Ben ne kadar Müslüman’ım dedi kendi kendine. İçinden daha iyi bir Müslüman olacağına söz verdi. Ve bir sonraki sohbeti iple çeker oldu. Diğer sohbet tarihi gelmiş ve herkesten önce yerini almış, arkadaşının sohbet vermesini bekliyordu. Yine aynı kıyafetler ve makyaj üstündeydi ama yüzü başka bir ruh halinde idi. Arkadaşı bu sefer sohbetinde sahabe hanımlarda bahsediyordu. Zeynep dinledikçe başka bir dünyada idi sanki ve sonunda dayanamayıp hüngür hüngür ağlamaya başladı. Onun hıçkırıkları herkesi etkilemiş ve tüm bayanlar olayın tesiri ile ağlamaya başlamıştı. Sonunda herkes Zeynep’in başına toplanmış ve onu sakinleştirmeye çalışıyordu. Zeynep artık eski yaşantısını istemiyordu. Arkadaşı gibi olmayı ve onun gittiği yoldan gitmeyi istiyordu. Zeynep sakinleştikten sonra sohbet bitmiş ve herkes evine dönmüştü.

Artık Zeynep okulunu okumaktan vazgeçmek istiyor ve ilim tahsili için arkadaşının gittiği dergâha gitmek istiyordu. Bu düşüncesini ailesi ile paylaştığında annesi ve babası çıldırmış gibiydi. Ona ya okuluna gideceğini ya da eve hapsedileceğini söylediler. Zeynep ailesinin daha fazla kızdırmamak için o anda onların sözünü tutacağını söyledi ama arkadaşının sohbetine gidip gelmeyi bırakmıyordu. Bir gün eve Zeynep çarşafı ile gitmişti. İlk defa çarşaf giyiyordu ama mutluydu. Bedenini insanlara teşhir etmiyordu. İslami bir yaşantı içine girdiği için huzurluydu. Namazlarını kılıyor, dini yaşantısına dikkat ediyordu. Evde ailesi onu çarşaflı bir şekilde görünce bu sefer gerçekten kıyamet kopmuştu. Zeynep’e kızmışlar hatta babası onu dövmüştü. Zeynep bundan sonra okula gitmeyip dergâha gidip İslami ilimler öğreneceğiniz söylemişti. Bunun üzerine babası daha önce söylediği gibi yapıp onu odasına hapsetmişti. Ya eskisi gibi olursun ya da böyle evde hapis hayatı yaşarsın diyordu.

Günler geçiyor ama Zeynep baş koyduğu bu yoldan vazgeçmek istemiyordu. Ailesi iyice deliye dönüyordu kızlarının bu durumu karşısında. Sonunda babası daha çok hiddetlenip kızının tüm eşyalarını evden çıkartıp onu da kapının önüne koymuştu. Zeynep üzülmüyordu. Gideceği yer belli idi. Hemen koşup arkadaşının yanına gidecek ve oradan dergâha gidip artık dergâhta yaşayacaktı.

Çiğdem uzun zamandır arkadaşının neden sohbetlere gelmediğini merak etmiş ve arkadaşının evine gitmek için yola koyulmuştu. Zeyneplerin evinin önünde bir kalabalık vardı. Herkes yerde yatan kıza bakmakta idi. Çiğdem koşarak kalabalığın ortasına gelmiş ve yerde yatan cansız bedenin arkadaşı Zeynep’in olduğunu görünce adeta kahrolmuştu. Yerde hüngür hüngür ağlıyordu arkadaşının çarşafına kapanaraktan. Zeynep evden çıkmış ona gidiyorken yoldan hızlı giden bir araca çarpıp oracıkta ruhunu Allah’a teslim etmişti.

Çiğdem arkadaşına olanlardan dolayı çok üzgündü. Onun için hep Allah’a dualar ediyordu. Bir gece rüyasında arkadaşı Zeynep’i cennet bahçesinde mutlu bir şekilde gördü. O zaman anladı arkadaşının hak yolunda öldüğünü ve bu rüyadan dolayı çok mutlu oldu. İnşallah Rabbimiz bizlere de böyle güzel bir iman nasip eylesin dedi…

Yasin Akarsu
Kayıt Tarihi : 15.4.2010 01:51:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Yasin Akarsu