Doksanlarda Köyde Çocuk Olmak

Abdullah Uludağ
100

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Doksanlarda Köyde Çocuk Olmak

Sabah ezanıyla uyanan serin bir rüzgâr,
Çiğ düşmüş otlara çıplak ayak basmak…
Yamaçtan yuvarlanan bir toprağın kokusu
Ve tandır ekmeği gibi sıcacık çocukluk
Bizimkisi böyle bir masaldı aslında.

Köy meydanında toplanan güvercinler,
Araba lastikleri ile yarış yapan çocuklar
Elma ağaçlarının gölgesinde saklanan
Gülüşlerimiz vardı.
Yokuş aşağı koştukça çoğalan neşemiz
Dünyaya meydan okurdu.

Annemin kapı önünde çamaşır çalkalayan sesi,
Babamın ahırdan gelen ağır adımları…
Bir de sobanın üzerinde fokurdayan çay
Günü tamamlayan kutsal bir ritüeldi.
Akşam olunca,
Gökyüzü yıldızlarını sırf bize gösterirdi.

Koyunların peşinde kaybolan saatler,
Dereden kaptığımız buz gibi su,
Kavaklara tırmanırken dizlerimizi yırtmak…
Ama hiç acımazdı,
Çünkü yaralarımızı iyileştiren
Çamurdan yapılmış kahkahalarımız vardı.

Şimdi büyüdük; şehirler doldu, sesler çoğaldı,
Ama içimizde bir yer
Hâlâ o toprak yola sapmak istiyor.
Belki de doksanlarda köyde çocuk olmak,
Hayatın bize verdiği
En temiz, en sessiz, en gerçek armağandı.

Abdullah Uludağ
Kayıt Tarihi : 16.1.2026 11:39:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!