Doğum Günüm Şiiri - Bekir Erçalışkan

Bekir Erçalışkan
57

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Doğum Günüm

Doğum günüm bir vuslat değil dar-ı dünyaya firaktır
Hükmü kaderdir bu can gayri ihtiyari bir duraktır

Doğduğum an kopmuş feryad-ı figan ki; cüssemden büyük,
Fani dünyanın tüm mihneti; bu minik cana ağır yük.

Teneffüs ettiğim her nefes; bin ezâ ciğerlerime,
Büyüdükçe.. Dünyanın yükü bindi küçük bedenime.

Levh-i Mahfûz’da mühürlenmiş; alnıma bu hükm-ü kader,
Silinmez artık mukadderat, bitmez insafsız keder.

Kimliksiz dolaştım; yollarda hep akan insan selinde...
Hep bir başına garip kaldım; bütün dost meclislerinde!

Sandım ki... Bu dünya bir bana dar; bir tek bana yabancı,
Meğer bir zâl-i dünyâ imiş; iki yüzlü bir yalancı!

Nedir bitmek bilmez bu kavga, bu bitkin bu yorgun telaş?
Gözümden dökülen her damla; sanki ruhumda bir savaş...

Omuzlarımda hep birikmiş; binlerce yıl yorgunluğu,
Dudaklarımda hiç sönmeyen; ebediyet susuzluğu!

Gaflete düçâr olup; isyan ettim, dalâlete düştüm,
Hâb-ı gafletten uyandım ve zâhirdeki sırrı gördüm!

Her canlı bir âlemmiş; mahpus kalmış kendi dünyasında...
Bîhaber rüyada yaşarmış; derin gaflet uykusunda!

Nedâmet nârı ile yaktım; kül eyledim aç nefsimi,
Gözyaşlarımla yıkadım; şu isyankâr kör benliğimi.

Ayân oldu hakikat meğer ki; dermanım derdimdeymiş,
Şifâ; nefsi râm edip, Hakk’a tam înkiyad etmekteymiş!

Hicap ile geldim kapına; kapandım vecdle secdeye,
Bir mülteci gibi sığındım; o sonsuz tecellîye!

Yıkıldı nefs-i emmâre ve aralandı kalpte perde,
Ayan oldu derman gizliymiş; benliğimdeki o derde!

Nihayet kırdım alemdeki mührü; sırra oldum mazhar...
Her ben-i adem yalnız gelip; bu âleme yalnız yaşar!

Zahirde zaman bir vehimmiş; ömür bir nefeslik rüyâ...
Derin uykudaymışım meğer; hayalmiş bu koca dünyâ!

Kesret bir masivaymış meğer; dünyâ denen bu âlemde,
Sanma ki bir ömür yaşadın; mahpussun oysa bir demde!

Sorar Rabb-i Teâlâ: “Kaç yıl kaldın o fâni diyârda?”
Kul der: “Belki bir gün; belki de çok kısa bir an dünyâda!”

Ölüm dediğin bir son değil; ebediyete doğumdur,
Toprak altında filizlenen; o mübarek bir tohumdur!

Sıyrılınca ten hırkasından; ruhum hep özgür kalacak,
Mevt ile sırrolup yeniden dâr-ı bekâya doğacak.

Artık ne yol kalır gidecek; ne de konaklanacak han
Sonsuz bir sükûnete erer; bu yorgun düşmüş, fâni can!

Ölüm dediğin şey bir firak değil; bir vuslat günüdür
Doğduğum gün değil, öldüğüm gün benim doğum günümdür

04.03.2026
16:37

Bekir Erçalışkan
Kayıt Tarihi : 24.08.2026 18:27:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!