Kara kaşlı Kara gözlü bir mertsin
Dostuna cansın, düşmanına sertsin
Sen ki koca diyar Maraşta teksin
Yıllar geçti yoruldun Kara Mahmut
Aşkın vakti geldi buldun Leylanı
Ölümle sonsuza giden aşklara inandım
Gönlümü böyle bir sonsuzluğa adadım
Sevdamın da böyle olacağını sandım
Yarimin uçup gideceğini düşünmez idim
Geçici hevesleri sevda sananlar tanıdım
İlke ettiler kendilerine muzafferi
Herbiri memleketin gönüllü neferi
Dert etmedi onlar; ne kederi, ne zemheri
Sağlanmasıydı birliğin, tek gayeleri
Cesaret ve iman doluydu yürekler
Ey Şairler şehri, yiğit diyarı
Savruldun bir geceleyin ansızın
Maraştır ülkemin en büyük yarı
Dinmez ki, bir asır geçsede sızın
Korkmadık! Ne Ermeni ne Fransız
Sana kavuşmayı iple çekerken
Çektiğim kâhır yük değildi bana
Tarumar eyleme yâr vedan erken
Mehpare yüzünü çok görme bana
Ve her sabah derin derin özlerken
Karardı kalbimin dertli acısı bir gece
Hüsran dolu maziler hep hatırlatır seni
Sensiz şiirim soluk, yazmam yoksan tek hece
Bağışlasın artık kaderine Mevla beni
Bilmem nasıl başlasam ben bu aşka
Kalem oynatmaya yok ki mecalim
Biliyorum sen varsan, bu aşk başka
Tesir etmez ki gelse kırk bin alim
Koşarken atamaz oldum bir adım
Nasıl da kolay söyleniyor
Duyulmaması gereken onca kalp kırıcı cümleler
Nasıl da yıkılıyor
Binbir heyecanla kurulan onca hevesler
Nasıl da yitiriliyor
Gözlerini onun gözlerine bağlamaktır
Adımlarını ona doğru atmaktır
Belki de göremeyince ağlamaktır
Sevmek, el ele olmak değildir bazen
Kalbinin onun için attığını bilmektir
Akarsular gibi hiddetle akar
Deprem gibi yer yerinden oynar
Gönlümde sanki bir çığ çıkar
Seni gördüğüm vakit
Denizi güzel yapar o berrak sular




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!