Doğruların burdan kovulduğu meydan,
Arsızın dilinden bitmez hiç bu şivan.
Gönlümde yer bulmaz hileyle yalan;
Düz yolda yürümek zormuş meğerse.
Q
Hatır için girdik her türlü kavgaya,
Dost deyip sarıldık boş bir sevdaya.
Onlar barışıp da döndü dünyaya;
Dışlanıp kalması karmış meğerse.
Q
Menfaatsiz seven kalmamış, bilesin;
Rabbim nasip etsin, huzur bulasın.
Sen yine de dik dur, Hakk’la olasın;
Dürüstlük en büyük varmış meğerse.
Q
Yüzüne gülüp de arkadan vuranlar,
Çıkarı bitince dilsiz duranlar...
Hakk’ın terazisin elbet kuranlar;
Sessizce bekleyen yarmış meğerse.
Q
Aslanlar yurdunda tilkiler geziyor,
Gücü yeten her an zayıf eziyor.
İnsan olan elbet canından beziyor;
Dünya dedikleri darmış meğerse.
Q
Sözümüz geçmedi kalbi taş olana,
Gönül kapısını kapattık yalana.
Yazıklar olsun şu ömür çalana;
Gençliğim savrulan karmış meğerse.
Q
El alemin derdi bitmek bilmiyor,
Gözümüzün yaşın kimse silmiyor.
Ağlasak da artık yüzler gülmüyor;
Gönül yıkılmayan barmış meğerse.
Q
Yağcılık bilmedik, bükülmez bu boyun;
Gördük ki her yanda bin türlü oyun.
Sessizce bekleyen masum bir koyun,
Sırtından vurulan körmüş meğerse.
Q
Allah için seven gönüller kalmamış,
Hiç kimse kimseden bir feyz almamış.
İyilik tohumu yere salmamış;
Toprak bile artık şormuş meğerse.
Q
Garip Murat söyler en haklı sözü,
Doğruluk yolunda pişmiştir özü.
Kapansa da bir gün dünyanın gözü;
Menzil Mevla’mıza varmış meğerse.
Kayıt Tarihi : 30.1.2026 20:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!