Ömrümü ömrüne verdim hediye,
Benim gönlüm sana al diyemedin.
Açılır kollarım sanki şemsiye,
Dağıtır bulutu yel diyemedin.
Düzelmez şu buruk gönlüm zül gibi,
Sönmüş ateş kovasında kül gibi,
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



