Ey Diyarbakır!
Sana emanet ediyorum aşkımı
gideceğim!
hiç kullanmayarak şansımı
Ne o duyabilsin sesimi,nede hissedebileyim yüreğimde nefesini
Ben ağlamadan giderim
o üzmesin kendini
..
Ölümün getirdikleri de
bu dünyadan götürdükleri de o tahtanın altında.
O tahtayı da örttüğümüz de bir parça toprakla;
altında kalan: sararmış, buruşmuş bir beden,
aşkla öpülmüş, okşanmış bir ten
ve bir zamanlar sarıp sarmaladığında,
içindekine kendini cennette hissettiren o güçsüz kollar…
..
En kalabalık zamanımda kendim kadar yalnızdım,
Şimdi yalnızlık istiyorum, zihnimde kuru kalabalıklar.
Susuyorum artık evet, konuştum anlatamadım.
Ben böyle konuşuyorum, haykırdım duyulmadım...
Gidiyorum şimdi herşeyden, gelmek için gidiyorum.
Düştüğüm bu yolda, tek azığım olmamışlıklar.
..
Diyarbakır etrafı,
Bedendir her tarafı,
Diyarbakırı gezen,
Olur şehir sarrafı,
Diley diley dil canım,
Feda olsun sol yanım,
..
Bazen öyle bir an geliyor ki
Karşında susmaktan başka bir şey bulamıyorum yapacak.
Sana doyuncaya kadar bile bakamamışım oradayken,
Ellerini alıp sürememişim yüzüme
Doyuncaya kadar bakamamışım gözlerine ve
Sevememişim seni doyuncaya kadar
Şimdi anlıyorum
..
Bütün Şehitlerimize
Yarım kalmış lokmayı yutmadan
Babam rahatsız yatarken sıtmadan
Damdaki serçeler daha uçmadan
Kırmızı ibikli horozlar ötmeden
Çektim kapıyı, ardıma bakmadan
..
I
dün gece muştularla yağıyordu havalandırmaya ilk karı martın
dün gece yüreğimizde bıçaktı ölüm haberleri diyarbakır'ın
asıldı ellerimiz ayasından kasap çengeli mi parmaklıklar
daha kaç fırtınayla çarpışacak bu erkek dökümü alınlar
II
incedir bileklerimiz yaşamak ağrısıdır boynumuzdaki
..
Yar gözlerinde umman saklıdır
Ummandan esen rüzgar
Yar gözlerin uzak bir diyar
İçinden çıkamadığım sual
Yar uzak iklimden gelen bahar
..
Bu gece,
Aşkın dumanı sen
ateşi ben olayım.
Yakalım geceleri
buz mavisi gündüzlere inat.
Güz yanığı olsun
zemheri düşlerini ısıtan
..
Sen yaşayacaksın gülüm
Bırak beni assınlar
Sen benim yüreğimsin
Seni benden beni senden
Bizi bizden asla alamazlar
Şafaklar benimle gömülmeyecek
Gök yine hep mavi kalacak
..
Aşk bitmez yiğit yüreklerde sevgili
Gönül sarhoşluğum saklı gözlerinde
Gönül vermedim idamlık ölmelere
Hicran denizinde ararım seni
Diyarbakır seni saklar sanki benden
Gönül penceremden bir beklenti sızar
..
29.04.2009
DİYARBAKIR ŞEHİTLERİNE
Yine dokuz şehit verdik vatana
Acımasız hainler var ne deyim
Allah rahmet etsin orda yatana
..
Diyorlarki niye kürtçe konuşmuyorsun.
nerden bileceksin cigeramın?
o benim işkence hücrelerinde suspusluğum,
o benim zulüm döşeğinde kusmuşluğum.
Her kelimesinin tercümesi çığlık
her cümlesinin sonu ölüm...
ve her öznesi fail meçhul olduğunu...
..
korkularımın tazelendiği yerlerdir garlar
şu an Diyarbakır ilçe garında
inanılmaz acılar ezberlemekteyim
çalakalem ömrümün yollarda geçtiği şu sıralarda
dimağımda korkunç acılar
............................. ezberlemekteyim
......................................................................
..
Kimi geceler, yaralı kelimeler geçiyor içimden.
Çok azı vurulup düşüyor dilimden.
Bir çoğu kendini bir iç uçuruma atıyor,
Yüreğimin en ücra yerinden...
Çığlıklarımı bir ben duyuyorum,
Yalnız ben...
Ne çok mühre bağlamış kelime varmış içimde...
..
Gelecek her dakika sır,perde üzeri perde,
Bilemem ki can kuşum kimin avucundadır.
Son nefes son saniye kiminle ve nerede?
Belki ölüm denen şey bir mermi ucundadır.
Zaman bir fırtına ki,alır götürür beni,
Sele düşmüş böcekten, bilmem ne farkım var ki?
..
Umut dünyası,bu dünya
Aldatış dünyası; doğruya es geçen dünya.
Ne sevmekte,ne adam olmakta yaranamadın,
Yaranamadım bana Diyarbakır...
Bekleterek tükettin gençliğimi,
Yanılttı beni hep toprağın,
..
Dalıp Dalıp Uzaklara
Aşkınla Bir Sıcaklık Arıyorum
Gidip Gelip Yakınına
Kalbimi Arıyorum
Tartıyorum Biçiyorum
Ben Kendimden Geçiyorum
..
Ayın yüzü parlarda ardı zifir karadır
Kimi gözde yaş iken kimi kalpte yaradır
Keşke diye üzülmek gün geçince ne fayda
Deneyipte kaybetmek inan daha âlâdır...
İnsanoğlu bu işte bir ümitle doğulmuş
Şu üç günlük hayattan neler neler umulmuş
..



