Konmuş gül dalına divane bülbül
Eder zarı zarı fiğan bu gün
Ak gül kırmızı gül hele sarıgül
Har düşüp yaprağı solacak birgün
Tırtır yemiş yaprağını gülünü
Bülbül neylesin dünya malını
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Cemil bey hemşerim.
Bir çok ozanlar şairler bende dahil bülbüle nazire şiirler yazıldı, yazdım. Bu şiirde onlardan birisi. Bülbül bir çoğumuza ilham kaynağıdır. Bu şiirde bülbülden ilham alınarak yazılmış çok güzel bir şiir. Yazandan ALLAH razı olsun. 10 + ant.
Selam ve muhabbetlerimi yolluyorum
YAKIN TARİHTE EFENDİMİZİN S.A.V. DOĞUM GÜNÜ HATIRASINA HOBLE TELESKOBÜ YILDIZLAR DAN OLUŞAN BİR UZAY GÜLÜNÜN GÖRÜNTÜLERİNİ YAYINLADI GÜL VE PEYGAMBERİMİZ. GÜLE NE KADARDA BÜYÜK BİR PAYE VERİLMİŞ EFENDİMİZ HÜRMETİNE.GÜL ÖNEMLİ TEBRİKLERİMLE.
Divane Bülbül
Konmuş gül dalına divane bülbül
eder zarı zarı fiğan bu gün
ak gül kırmızı gül hele sarı gül
har düşüp yaprağı solacak bir gün
Tırtır yemiş yaprağını gülünü
bülbül üm neylesin dünya malını
gül ün elindedir onun ölümü
nar düşüp yaprağı solacak bir gün
Dem çeker gülşende eder figanı
gül süz zindan görür bütün cihanı
canı güldür zaten hemde cananı
seherde imzalar fermanı bir gün
çise düşmüş gül yaprağı ıslanmış
boynun kırmış gül dalına yaslanmış
feryad ede ede bülbül uslanmış
ser koyup yaprağı can verir bir gün
Bülbül feryat eder dalda hoplar
bütün kuşlar sesi sese kattılar
Kemal Gülali hep ağlattılar
cana can bahşeder gülşen de bu gün
Kemal Gülal
Kemal bey gercekten cok cok güzel bir eser.
Cok begendim, türkü tadinda, dizelere, candan ...Tebrikler...
Güldeste siir grubumuza hos sefa geldiniz....
Dem çeker gülşende eder figanı
gülsüz zindan görür bütün cihanı
canı güldür zaten hemde cananı
seherde imzalar fermanı bir gün
Günümün ilk şiirini değerli hemşerim ve üstadımdan okumak, onunla hislenmek,duygulanmak ayrı bir tat. Yürekten tebrikler ve saygılar diyorum....
Tırtır yemiş yaprağını gülünü
bülbülüm neylesin dünya malını
Usta kalemi kutlarım.Saygı,sevgiler.
çise düşmüş gül yaprağı ıslanmış
boynun kırmış gül dalına yaslanmış
feryad ede ede bülbül uslanmış
ser koyup yaprağı can verir bir gün Anlamlı ve ruhani dizeleri yazan üstadı gönülden kutluyorum....
yüreğinize sağlık çok güzeldi saygılar
YÜREĞİNİZE SAĞLIK BEĞENİYLE OKUDUM KUTLARIM SİZİ KALEMİNİZ HİÇ SUSMASIN SEVGİ DOLU YÜREĞİNİZDEN COŞKU EKSİK OLMASIN SAYGI VE SEVGİLERİMLE
Bülbül feryad eder dalda hopular
bütün kuşlar sesi sese kattılar
Kemal Gülaliyi hep ağlattılar
cana can bahşeder gülşende bu gün
Yüreğinize kaleminize sağlık tebrikler
Bu şiir ile ilgili 9 tane yorum bulunmakta