Dîvân ider vakt-i seher nev-rûz-ı sultânî meger
Devrân ufukdan gösterür taht-ı zümürrüd tâc-ı zer
‘Âlem müzeyyen pertev-i hûrşîd-i ‘âlem-tâb ile
Nat’-ı ser-â-ser saldılar rûy-ı zemîne ser-be-ser
Fasl-ı şitâda beyza-i sîmîn idi gûy-ı zemîn
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı