Meyhâne-i devrân kuruldu, sâkî tebdîl
Kadeh zer ü hun, adl inceldi, hak oldu ta‘tîl
Gül eyledi cülûs, bülbülün oldu lisanı
Bâğbân hâbda, her yâna serpildi sîm-i dil
Kasr-ı saltanatın âyînesi dûd-âlûd
Sûret parlar, hakîkat perde ardında mahcûd
“Bekā” mührüyle satırlar olur hep tahrîr
Yetîmin hissesi defterde silik, nâmı mefhûd
Müftînin sözü harîr, ukdesi hançer-tırâş
Helâl rîh-i zamâna tâbî, yönü her dem telaş
Kadı mîzânı eğmiş, kefeler hayrân
Bir yanda fermân ağır, öteki sükûtla yoldaş
Biz meclis-i havfa yüz sürmedik, ey devr-i dûn
Sözümüz kat‘î aruzda, niyetimiz meydân-ı hûn
Dönen dönsün bu yoldan, bu divân inkisâr etmez
Hüküm kasrda değil—mazlûmun dilindedir kânûn
Kayıt Tarihi : 15.1.2026 21:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!