Dipsiz bir kuyuya atıldım anne,
dünya üzerimde açılmış kocaman bir çukur,
ben Yusuf’u bekliyorum kuyuda;
ipleri kesilmiş bir kaderin ortasında,
taşların dilini ezberledim, karanlıkla konuşuyorum,
göğsümde bir kuş çırpınıyor, kanatları kırık umutlardan.
taşlar şahidim, karanlık sırdaşım oldu,
masumiyet burada daha çok üşüyor anne.
Gökyüzü bir mendil kadar uzak anne,
yıldızlar avucumdan düşen tesbih taneleri gibi,
her biri bir duaya çarpıp susuyor,
zaman paslanmış bir kapı, açılmıyor içimde,
insanlık yukarıda unuttu beni,
ben aşağıda insan kalmaya çalışıyorum.
Bir asasız kaldım anne,
Musa gibi denizi yarmayı öğrensem de
önümde açılmıyor bu çağın firavunları,
zulüm saraylar kurmuş, adalet sürgünde,
kızıl bir deniz gibi kan dolu sokaklar,
geçit vermiyor mazlumun duasına.
Kardeşlik dedikleri bıçağın soğuk yüzüyle tanıştım,
ihanet ekmek gibi bölündü aramızda,
adımı unuttular, yüzümü unuttular,
sadece gölgem kaldı kuyunun dibinde,
bir masumiyet sızlıyor dizlerimde,
kan değil, adalet akmıyor anne.
Anne, dünya ağırlaştı omuzlarımda,
çocuklar büyümeden yaşlanıyor,
anneler ağıtlarını beşiklere koyuyor,
merhamet sürgüne gönderilmiş bir kelime artık,
insan insanın yurdu değil,
herkes kendi karanlığını kutsuyor.
Ben yine de bekliyorum anne,
Yusuf’un sabrı, Musa’nın cesareti, İsa’nın merhametiyle,
bir gömlek kadar sabrı, bir bakış kadar umudu,
belki bir kervan geçer vicdanın içinden,
belki bir el uzanır kuyunun kalbine,
çünkü Yusuf gelmezse karanlık çoğalır,
ışık gecikir, insanlık ölür.
belki bir gün gökten bir sofra değil
insanlıktan bir pay iner yeryüzüne,
çünkü mucizeler bitti deniyor ama
asıl mucize insan kalabilmek anne.
Kenan Güç Şiirleri
Kayıt Tarihi : 19.1.2026 23:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!